Bütün hafta, Selim ve Neşe için çok yorucu geçmişti. Bir plan yaptılar pazar günü için. Harika birgün olacaktı. Sevdiğiyle dolu dolu birgünü, birlikte geçireceklerdi. Heyecandan bütün gece uyuyamadı Neşe. Sabah olmuştu. Erkenden evden çıkarak limana doğru yürüdü. Selim motor da onu bekliyordu.
-Geldim Aşkım.
-Hoşgeldin canım diyerek Neşe'nin dudaklarına ateşli bir öpücük kondurdu Herşey tamam yiyecekler ve içecekler.. Beğendiğimiz biryerde hem denize gireriz hem de piknik yaparız.
-Harika canım. Çok mutluyum. Seninle olmak herşeye değer.
-Hadi bin artık yola çıkalım.
-Tamam canım bak bindim.
ne sen den vazgeçerim ne aşkından.
korlarda yanan bu yürek,
yalnız senin için atar.
yağmur bile iz bırakıyor bana geldiğinde.
fırtınalar susuyor aşktan, her özlemimde.
bir gönüldü ağlayan, hep coşan,
İsmini kazıdım yüreğime, orası yalnız senin. Kimse bilmesin kimse görmesin diye, şiir yüreğime sakladım seni sevgili. Yalnızca sana aktı yüreğim ve yalnızca seni sevdi. Çok denedim ama birtürlü silemedim ismini. Tüm engellere rağmen sevdim seni.
Sen de sevdin beni, gözlerinden, sözlerinden belliydi. Yalancı değil di onlar. Aşkı ararken,
aşk bizimleydi aslında.. Oysa nerelere bakmadık ki belki de aşkı tanımamazlıktan geldik. Çünki aşk bir zaman sonra bitiyordu. Acıya bırakıyordu yerini. Biz sevdik birbirimizi. Acı çekmek ve ayrılmak bize göre değildi. Belki de bu yüzden önemsemedik aşkı. Bibirimizi kaybetmemek için, bir ömür boyu sevmek için, yalnızca sevgimiz için, yaşamak için, aşık olmadık birbirimize.
Hayatımda değerliydin. Canımdan bir parça olmuştun kısa zamanda. Dertlerimiz bir, sevinçlerimiz bir di.Birlikte ağlıyorduk hissettirmiyorduk birbirimize. Sevinçlerimiz ise bizi kahkahalara boğuyordu. Mutluluğumun adıydın. Zor bir zamanda, hayatıma ani den girmiştin. Zamanla daha da çok sevdim seni, vazgeçilmezim olduğunu anladığımda, sevgime isim aramaya başladım. Ama bulamadım. Sana sevgim aşk değil di. Belki de aşktan hep korktum. Aşık olsam,seni kaybedebilirdim. Gücüm yok seni kaybetmeye sevgili, gücüm yok. Çünki seni çok sevdim.
Karşımda Fener adası, sağımda Ekinlik, solumda ise Avşa'ya bağlı Manastırın başlangıcı.
Kara bataklar bana inat yüzüyorlar denizde, martılar ise bağırarak uçuyorlar bir oraya, bir buraya. Masmavi denizi bırakır mıyım hiç size, geliyorum yanınıza,
Sevgi dolu yüreğimle Merhaba Avşaya…
Marmara’nın incisi Avşa Adası, güzel mi güzel. Sahil bir boydan bir boya uzanıyor. Denizin dibi görünüyor. Kumları ise elenmiş gibi. Yatak fiyatları orta gelirlilere göre ayarlanmış.
Hele Şair Esin hanımın yemeklerine diyecek yok. Ada Mutfak Cafe ‘yi işletiyor eşiyle birlikte. Esin’i uzun zamandır tanıyorum ama, eşiyle yeni tanışdım. Yüreği sevgi dolu, güler yüzlü, hoş sohbet ikisi de. Bazen prefosyonel tiyatroculara taş çıkartırcasına, tüm gelenleri güldürmekten öldürüyorlar.. Okuduğu şiirlerde bir başka anlam katıyor yediğimiz yemeğe.. Doyumsuz saatler, huzur veriyor kişiye.
Kırıldı kalbim, kırılan kadehler gibi,
Gücendi yüreğim, bir çocuk misali,
Dargınlığım sana değil, yalnızca yıllara,
Mevsimlere değil, üzüntüm avuntulara.
hasretin aklıma zarar veriyor artık.
düşüncelerim karışık, özlemin ise,
yoğunlukta.
gözlerimi nezaman kapasam
hayalin hep karşımda.
aç birinin pastaya baktığı gibi,
bende ki bu aşk,
yaktığın müddetçe
sönmez.
ellerinin arasında
kalbim.
öyle sıkı tut ki
Bahar gelecek sandım kapıyı açtım.
Hazan girmiş sıraya, şaştım da kaldım.
Oysa yaz dı aşkım, sevdaya daldım.
Kış uğramadı çok şükür aldanmadım.
Temmuz ayının en sıcak günlerini yaşıyordu Tekirdağ. Bir de iki gündür lodosun etkisiyle, denize girmenin imkânı yoktu. Bir an önce rüzgarın dinmesi için dua ediyordu Sezen. Kendini sakinleştirecek tek olgu denizdi çünki. Sabah horozlar ötmeden yürüyüşe çıkar. Deniz kenarında saatlerce ağlar, sonra alışverişini yaparak eve giderdi. Eşi ve çocukları herzaman geç kalkardı. Hıçkırık sesleri denizin dalgasına karışıyor değişik bir armoni yaratıyordu.
Görücü usulüyle evlenmiş, hayatta eşiyle hiç mutlu olamamıştı. Oysa eşi Kenan deli gibi seviyordu Sezen'i. Ama senelerce kıskançlığından göz açtırmamıştı Sezen'e. Nefret ediyor dayanma gücünü yitirdiğini hissediyordu. Hıçkırıklar boğazına tıkanmaya başlamıştı nerdeyse. Kendi kendine yeter artık kalkmalıyım diye telkinde bulunuyordu. Yine de gözyaşlarına hakim olamıyordu. Çantasından bir sigara alıp titreyen elleriyle sigarasını yaktı. İki sene olmuştu Tekirdağ'dan yazlık alalı. İki sene öncesine kadar perdeleri hep kapalıydı. Bakkala bile gidemezdi. Devamlı paronayak bir şekilde Sezen'e manevi işkence yapardı. Bıkmıştı artık tükenmişti. Ama iki tane kızı vardı. Üstelik hayatta hiçkimsesi de kalmamıştı.
Senelerce eşinin hakaretlerine, kıskançlığına yavruları için katlanıyordu. İkisi de üniversitede başarılı öğrencilerdi. Çocukları huzursuz olmasın diye Kenan'ın karşısında hep susmuştu.
Eve gelip hemen mutfağa girdi. Kahvaltı sofrasını balkona hazırladı.
-Haydi tembeller kalkın artık öğlen oldu diye sesleniyordu çocuklarına.
-Ne bağırıyorsun bağırmadan konuşamazmısın sen.
Acılar güle döndü seninle düşümde.
Bir beyaz gül açtı gönül bahçemde.
Kokladım hiç durmadan sen gibi.
Öyle hissettim ki seni içimdesin sanki.
Dünyama gün doğmuyor yüzünü görmediğimde,




-
Yusuf Değirmenci
-
İbrahim Halil Akın
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryine sevda ile sitem mayalaması bir ürün olmuş tadından yenemez halde okudukca haz alınan bir sevda şiir daha gönlünde sevgi dolu dost yürekten kutluyorum menekşe hanım
HÜZÜNLÜ SEVDA YÜKLÜ ŞİİRİ YAZAN SEVEN YÜREĞİNİZ USLANMASIN
SELAM VE SAYGILARIMLA
Şiir ve hikaye kitabını büyük bir zevkle okudum.
Yüreğine sağlık