Göğümün ufkunu sarınca nûrun
Sevgili! Gözlerime değdi onurun
Yâr kapısı bu can, tende bizârdır
Aşk tanımaz şairi yele savurun.
Gönlüm tüter bacasından
Dersin okur hocasından
Vazgeçemez goncasından
Yürütür boşluğa beni
Dert yüküm mü kucak kucak
Aşk pazarı hazır olsun
Andan gelen huzur olsun
Sevgiliye yürümek var
Yoldaşımız Hızır olsun
Nikah kıysın sonsuzluğa
Gurbet
Ben yolların yürüttüğü gurbetim
Kavidir, idrâk edip bilen gelsin
Tenhaların büyüttüğü gurbetim
Ben yolların yürüttüğü gurbetim
Kavidir, idrak edip bilen gelsin.
Tenhaların büyüttüğü gurbetim
Şeyda gibi kaygısın silen gelsin
Ey gün başı! Gün sonunda açıversen gizleri
Meramında saklı durur umudunun izleri
Ellerinle dokunuver, fersiz kaldı dizleri
Renk renk bahar gibi kalbinde açsın çiçek
Vakte uğrar her bakışı, coşturur denizleri
Rüzgârını dokundur, sesin fısılda kulaklarıma
Kanatlandır kalbimi, kuşlar uçuyor bensiz
Gurbet giymiş gözlerim, çöker yanaklarıma
Bâkir olan gönlümden dolup boşalır sensiz.
Dumanın hasmıyım, rüzgâra dostum
Acı yudumlayıp içmektir kastım
Deli yüreğimi duvara astım
Boynuma kemendin taktım, gel de gör!
Neden geldin üstüme?
Neden vurdun yollarımı, ey hayat!
Kalbimden kopan fırtınlarım sessiz
Adımlarım dikenlerini bürünürken
Yorgun ve tenhayım,
Ezikliğini yaşıyorum kimsesizliğin
Gelgitler örseler kıyılarımı
Ayağım yolumun izine küskün
Harcadım uğrunda iyilerimi
Bilmem ki bu hava niye hep keskin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!