Bağrımda ellerim kilitli kaldı
Mahsur kaldım yüreğimin çölünde
Arsız ağrılarım güz'den kalandı
Mahsur kaldım yüreğimin çölünde
Korku döşeğimdir, yorgan dertlerim
Selam yurdum sana, tahtına selam!
Bin yıldır ak alın, bahtına selam!
Azık oldun mazlum sofralarına
Sabır tadı veren ahdine selam!
Selam çiçeklerin güzel kokusu
Göğümdeki bulut koşarcasına
Sürükler gönlümü toprak kıvranır
Dünyanın kahrını yaşarcasına
Dalımda bekleyen yaprak kıvranır
Ardına bakmadan bir menzil gider
Yüzüne, gül yüzüne
Gül açsın gül yüzüne
Dikenleri kırma, tut!
Gün saçsın gül yüzüne
Yüzüne, gül yüzüne
Zorlu bir işkenceyi yaşıyorum adınla
Emir ver celladına, güneş doğsun bana yâr!
Gecelerimi bölüp, gündüzümü tükettin
Gözlerin ki akıtır beni bir ummana yâr!
Bir ömür bekledi, gelmez haberin
Gönlünün köşkünde hazırdı yerin
Başının üstüne toprağın verin
Ardın sıra kalan, hüzünlü diyar
Kanatlanıp uçsun haber kuşları
Başın eğmiş dizlerinin önüne
Nazar olmuş yalnızlığım gününe
Yargılanıp, mahkum olmuş ününe
Gönül zındanında yatanım benim
Derdime dert, acı katanım benim
Bi-çâreyim, der-dest edildim, kurutunca ağyâr,
Avdet eyle, cesaretin beni etsin bahtiyâr.
Taşlara ruh veren sensin, emsalin yok âlemde,
Bârekallâh! Cehr olanlar ikrâr eder her demde.
Yılmaz bir yüreğe sahip bedenin
Hayat savaşıdır varlık nedenin
Kapında bekleyen adın, erdemin
Reçeten yaz, gülsün yüzler doktor bey
Niyazımdır, kir tutmasın kalbiniz
Beni kızgın yanardağın boşluğuna salan ey!
Avuç avuç bahtıma karanlıktan dolan ey!
Adıyla ruhumun bağlarını koparan
Nicedir dinmez ağrım, oldun fırtına, boran




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!