Çıkmazımı anlatır, sözümde kırılan faylar
Kader ağında gördüğüm hüzün, saltanatımdır
Yüreğime kan damlatan hecelere sığdı aylar
Yakılan tüm ağıtların resmettiği hayatımdır.
Siyahı tattırır özlemin adı
Korkuya tutulmuş sol yanım benim
Aşksız sevgilerin dolmuş miadı
Celladı kızdırır beyanım benim
Bismillah
Sönük heyecanlar düşmanım benim
Yaşanan buhranlar gözüme perde
Gurbet dokuyorum sığınağımda
Kaygılar bekliyor kapılarını
Rüyaydı gördüğün yıldız, telâşa düşürmüş seni
Ellerin titriyor şimdi, Leylâ'n duymuyor sesini
Canını feda etmişsin, çürük içinde omuzun
Eskiye vardır diyetin, menzil ırak, yolun uzun
Beni hüzünle kesen
Acı hülyam sen misin?
Bana karşı kükreyiş
Baykuşlara yem misin?
Hani nerde Karanfil?
Olmuş latin çiçeği
Günlerine çile ören bir adam
Her anını gülle gören bir adam
Feryadını o yar duyar mı bilmem?
Yarasına merhem koyar mı bilmem?
Yüreğinden sevgi sızan bir adam
Ey adam eskitenler
Yerlerde eski tenler
Gün gelir yoklar sizi
Her bacadan bitenler
Aşkın tarifi zor, neden ve niçin?
Dilden dile dolar, söze karışır
Gönülden gönüle yol bulmak için
Habersiz bakışan göze karışır
Gönül gözesidir, kaynar derinden
İçimdeki arayışım, yüküm ki ağırdır bu gün
Mecnun gibi derbederim, Leyla'm ki sağırdır bu gün
Akşamları can şehrimde tutunurum duraklara
Sarınırım parklarında derdimle oturaklara
Dağımın menekşesi
Tahtımın ilk hevesi
Gönlümün ağlayan sesi
Gül ve naz, Gül ve naz
Yakışır Gül'e naz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!