Şu bağrımı yaka, yaka,
Hasretinle çöle döndüm.
Göz yaşlarım aka, aka,
İki ayrı göle döndüm.
Yorum mu şart bu meal’e,
Bir cevap mı veriyorsun çağrıma,
Ben nasıl susayım de hele gülüm?
Bağır mı bıraktın seni bağrıma,
Ben nasıl basayım de hele gülüm?
Dünya dert küpü sanki
Sen dertlisin, ben dertli.
Bu öyle bir zaman ki,
Dünyaya gelen dertli.
Dert yağar yeryüzüne,
Arz durur mu insanoğlu yürürde;
Bir an olsun ayrılığa değer mi?
Şu kısacık, şu üç günlük ömürde,
Kırgınlığa, dargınlığa değer mi?
Doğan yaşar, ölür gider, dün olur;
Yasak aşkın bedelini,
Ödüyorum yavaş, yavaş.
Tuttum ecelin elini,
Yediyorum yavaş, yavaş.
Anlamadın ki derdimi,
Eğer hayat buysa yazık doğrusu,
Şu yalan dünyaya gelmemek varmış.
Rast gele yansa da yaşı, kurusu,
Ardından bir eyvah! Dememek varmış.
Vicdan cüzdan ile tezat’a düşse,
Şimdi boz-bulanık akan o seller
Bir gün nasıl olsa durulur gönül.
Aldırma, sana taş atan o eller,
Bir gün nasıl olsa yorulur gönül.
Haklı ol da boş ver çıkan hüküm’e;
İlkbaharı sevmem için yetiyor,
Toprakta yeşilin yüzünü görmek.
Bir yol ki, aşikâr Hakka gidiyor,
Az şey mi Mevla’nın izini görmek.
Gördün mü doğada en küçük sekte?
Denizin koynunda bir yarımada,
Bilmemek mümkün mü seni Sinop’um?
Cenneti temsilen sanki dünyada,
Görmemek mümkün mü seni Sinop’um?
Kara Denizin tam orta yerinde,
Sessiz bir gemi gibi ayrıldığım limana,
Aynı çaresizlikle girmeye karar verdim.
Ne acı, yanılmışım sığınmakla zamana,
Kaderin defterini dürmeye karar verdim.
Kim bilir bunca sene nice liman dolaştım;




-
Mehmet Getizmen
-
İdris Akmetin
-
İdris Akmetin
Tüm YorumlarDizelerini zevkle okuduğum bir ozanımız. Akıcılık, ahenk, duygular; ustaca işlenmiş bir dantel güzelliğinde. Kutluyorum değerli ozanımızı.
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!