Suçum nedir şu handa
Bilemedim gidiyor.
Hep ağladım cihanda,
Gülemedim gidiyor.
Yaşamanın sırrına,
Bu halin beni değil, eli güldürür,
Gülemedim taş kalplim, gülemiyorum.
Boş bir gurur bu aşkı nasıl öldürür,
Bilemedim taş kalplim, bilemiyorum.
Mevla’m yardımcı olsun garip kuluna,
Şu yalan dünyadan gidene değil,
Sonunu bilmeden gelene acı!
Aslı toprak olmuş bedene değil,
Yaşadığı halde ölene acı!
Şimdi boz-bulanık akan o seller
Bir gün nasıl olsa durulur gönül.
Aldırma, sana taş atan o eller,
Bir gün nasıl olsa yorulur gönül.
Haklı ol da boş ver çıkan hüküm’e;
İlkbaharı sevmem için yetiyor,
Toprakta yeşilin yüzünü görmek.
Bir yol ki, aşikâr Hakka gidiyor,
Az şey mi Mevla’nın izini görmek.
Gördün mü doğada en küçük sekte?
Denizin koynunda bir yarımada,
Bilmemek mümkün mü seni Sinop’um?
Cenneti temsilen sanki dünyada,
Görmemek mümkün mü seni Sinop’um?
Kara Denizin tam orta yerinde,
Sessiz bir gemi gibi ayrıldığım limana,
Aynı çaresizlikle girmeye karar verdim.
Ne acı, yanılmışım sığınmakla zamana,
Kaderin defterini dürmeye karar verdim.
Kim bilir bunca sene nice liman dolaştım;
İhanet sancıları içinde kıvranırken,
Zaman kamerasında seni görür gibiyim.
Ellerin boşluklarda bir şeyler aranırken,
Serabın sahrasında seni görür gibiyim.
Kapılmaya mahkûmsun bu akışın önüne,
Ne acı varı yok ile ispata kalkışı insanın!
“Allah yokmuş! .”, “din afyonmuş! .” siz öyle sanın!
Zira görmek içinde olsa güneşe bakan göz kamaşır,
İşte çözmek istediğin bu sırda çözüldükçe dolaşır!
Allah vardır! Sakın şüphe etme varlığından;
Allah vardır! Sakın şüphe etme varlığından;
Sanma her keşfini, her icadını uygarlığından..
Örnek mi istiyorsun? İşte, kanın, kemiğin, etin!
Bunların zerresini imal etsinde görelim medeniyetin..
Yok beşer, yok! hayal kurma bu çok imkansız;




-
Mehmet Getizmen
-
İdris Akmetin
-
İdris Akmetin
Tüm YorumlarDizelerini zevkle okuduğum bir ozanımız. Akıcılık, ahenk, duygular; ustaca işlenmiş bir dantel güzelliğinde. Kutluyorum değerli ozanımızı.
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!