Sen giderken yüreğime düşer bir acı,
Yanar yıkar, yıkar yakar, kül eder beni.
Ben sussam da garip gönlüm senden davacı,
Aşkın ölüm ilam’ıma pul eder beni.
Sen giderken her gecenin sabahı ile,
Beni böyle yâd ellere savuran,
Sen değil de, kara-yel’ler olsaydı.
Beni aşkın ateşinde kavuran,
Sen değil de keşke, çöller olsaydı.
Her bakışın sanki gizli bir volkan,
Yaralı bir kuş gibi kondum gönül dalına,
Mısra, mısra ağlamak, kahrolmaktan da zormuş.
Sensiz nasıl bakarım ben ümitle yarına,
Sensizliği düşünmek yaşamaktan da zormuş.
Sen sevgi mi diyorsun bu cehennem koruna?
Seninle yaşamak huzur kaynağı,
Bakışların sanki yaz sağanağı,
Bir gün dolaşırsa kaderin ağı,
Bilmiyorum ben sensiz ne ederim;
Seni bana yazmamışsa kaderim.
Seni beklemek öylesine boş ki;
Gidenlerin hangisi geri dönmüş?
Dalından kopmuş bir sarı yaprak gibisin.
Çaresizim rüzgârın önünde.
Kim bilir hangi bataklığa düşeceksin!
Ben neler çektim ah! bu Ercebimden
Talan olmasına üzülüyorum.
Yıllık zammı yine zamla cebimden,
Çalan olmasına üzülüyorum.
Gururundan yerle yeksan rıfatı
Sizi gidi zıt kardeşler,
Bir arada işiniz ne?
Dokunulmaz gayretkeşler,
Ankara’da işiniz ne?
Bu Ülkede hain barındırmadık,
Bizim başımızda Başbuğ var iken!
Bize güveneni utandırmadık,
Bizim başımızda Başbuğ var iken!
Ben Karadeniz’in Sinop il’inden,
Merkez İlçesi, Korucuk Köy’ünden,
Korucuk Köyünün Göğlügöl’ünden,
Arif oğlu Mehmet Yaş’ım arkadaş.
Tahsissen 54 doğduğum tarih,
Ülkemin insanı Yurduna sadık,
Taşı, cevherinden farklı değildir!
Birlikte binlerce sene yaşadık,
Bir can, ciğerinden farklı değildir.




-
Mehmet Getizmen
-
İdris Akmetin
-
İdris Akmetin
Tüm YorumlarDizelerini zevkle okuduğum bir ozanımız. Akıcılık, ahenk, duygular; ustaca işlenmiş bir dantel güzelliğinde. Kutluyorum değerli ozanımızı.
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!