(Mü'min söze, münafık göze inanır...)
Hak Nebisi Haktan müjde getirdi,
Gözünle görmeden inanmaz mısın?
Kelamullah ile tebliğ yetirdi,
Gözünle görmeden inanmaz mısın?
İnek der kasaba, bana bak hey sen!
Küçükten besleyip beni büyütsen,
Ahıra bağlayıp bir de eğitsen,
Yeter artık şu defteri dürelim,
Er mi yaman? Bey mi yaman? Görelim!
Dil ile bin kelam etsen boşuna,
İnsandır, insanın aynası oğul!
Gül ile bin i’lam etsen boşuna,
İnsandır, insanın aynası oğul!
Özlere abanıp yarmaya kalkma,
İnsan, özün bilir de; bağ olur, bağban olur,
Bazen bülbül olup bağda güle hayran olur.
Ya da yıllara kızar koca bir devran olur.
Bunların ne olduğun, insan bilmez mi sandın?
İçinde ki ateşi, gözler görmez mi sandın?
Başa bela gelince sebep görmezde kalır,
Nedenler aratılıp “Allah yazdı” denmesin!
Saksağanlar ötünce Recep ermezde kalır,
Suçlular yaratılıp “kullar bozdu” denmesin!
Soma’daki Taşeron, İmralı’ya dönmesin…
Düşünmeden dalarsın, boz bulanık sellere,
Senin sorumsuz halin Allah’a ayan gönül…
Lal olmuş bülbül gibi ket vurmuşsun dillere,
Senin bu sır melalin Allah’a ayan gönül,
Sen nelere dayandın buna da dayan gönül…
İSTEMİŞ
Ruh ile ten vermiş Yaradan kula,
Ruhu bedenine uysun istemiş!
Kalpler kılavuzmuş, akıl pusula;
Canlar cananını bulsun istemiş!
Kendimle eşleşen zikrim var benim,
Kaset gibi çalmak istemiyorum!
Kendimce muhteşem fikrim var benim,
Elden ödünç almak istemiyorum!
Keyfi kederince yağmur yağarsa,
Alttaki döşşeğe değer verirsen,
İbrişim kumaşa karışmak ister!
Ahırda eşşeğe eğer vurursan,
At ile podyumda yarışmak ister!
Gemiden dem vurur ayık değilken,
Sevgi ile saygı kardeş olmuşlar,
Sırça köşk içinde gezmek isterler!
Hissetmeden kaygı sırdaş olmuşlar,
Sırrı gönüllerde sezmek isterler!
Şeker, lokum, bade ezilir gibi;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!