“Asla zanda bulunmazlar.” Casiye Suresi – 24. ayet
ZANDA BULUNMAZ
Mü’min zannı şirkten bilir,
Su-i zanda bulunmazlar!
Hamd bilmeyen nefs peşinde,
Sen, sen ol da koşma gönül!
Karun olsan da işinde,
Sen kabından taşma gönül!
Çok laf yapıp sözü yorar,
KORKULMAZ
Verilen ömrünün süresi belli,
Akdini bilirsen sondan korkulmaz!
Gelirken giderken sırası belli,
Vaktini bilirsen sondan korkulmaz!
Sana yanmış deli gönül,
Sor demeye korkuyorum...
Ben dikenim, sen ise gül,
Sar demeye korkuyorum...
Hayalinle kandım sana,
Gazeli derince imarı düşün,
Girdiğin konakta dalını koru…
Güzeli görünce mimarı düşün,
Sildiğin yanakta alını koru…
Kulağa hoş gelir kıtır da kıtır,
Nice küçük dağları ben yarattım der gibi,
Yücelerden inmeyen kimler vardı bir zaman!
Naim Cennet bağları alelade yer gibi,
Kıymetini bilmeyen kimler vardı bir zaman!
Kimi şanı, şöhreti dilden dile nakşeden,
Evladı gezse de yolda yolakta,
Analar bihaber, baba kimliksiz!
Saçları at kuyruk, küpe kulakta,
Babalar bihaber! .. Ana kimliksiz!
Bunlardan türeyen “dana” kimliksiz!
“Küçük insanlar dengini,
Büyük insanlar kendini arar…” Yunus Emre
Herkeste bir telaş, hırsın peşinde,
Övmek mi, yermek mi; kim, neyi arar?
Deseler ki uğraş, didin işinde,
(Değerli Hemşehrim Ayser Masmanacı Beşoğlu’nun paylaştığı hikâyeden doğan kıssa.)
Emin amca evinde küçük bir çiftlik kurmuş,
Üç beş adet koyunla, bir de at besliyormuş…
Bazen yazı-yabanda otlatırmış onları,
Kimisi büyüktür, kimisi küçük,
Her kalbi sevgiyle sınama oğul!
Kimi dışa, kimi içe kapanık,
Her kalbi sevgiyle sınama oğul!
Sen gibi sevmezse kınama oğul!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!