Ezel – ebet sarılacak dost varken,
Şeytan ile dost olmaya değer mi?
Ve müebbet durulacak post varken,
Şeytan ile dost olmaya değer mi?
Haşa der de şerre nefsin azdırır,
Öze dönüp sorsa insan,
Dostun mudur, düşmanın mı?
Şuh nefsinde varsa isyan,
Dostun mudur, düşmanın mı?
Kal burada eylen derse,
DOYALIM MI? NE DERSİN?
Beşeri âlemin kahpe zevkiyle,
Yalanlara doyalım mı? Ne dersin?
Kederin elemin sahte fevkiyle,
Yalanlara doyalım mı? Ne dersin?
İltifata alışırsın baş diye,
İpek urba ile doymaz mısınız?
Gece, gündüz çalışırsın aş diye,
Bir tas çorba ile doymaz mısınız?
Desem ki hak nedir? Bilmek istemez,
DOYMUYORSUN
.
İnsan neden gaflettesin?
Cehaletten aymıyorsun!
Her dem kula mihnettesin,
Garabetten saymıyorsun!
DOYULMAZ
Kırk yıllık hasretle yanan gönülde,
Doyulmaz kardeşe, dosta doyulmaz…
Dostluğu özünden anan gönülde,
Doyulmaz kardeşe, dosta doyulmaz…
DOYURAMADIM
.
Beşer fani dedim, gafil aymadı;
Açgözlü nefsimi doyuramadım…
Ahir gani dedim, dâhil saymadı;
Açgözlü nefsimi doyuramadım…
DÜĞÜN SENİNDİR
Her türlü taşını aş eden varsa,
Gir oyna çık oyna düğün senindir!
Gözünde yaşını kaş eden varsa,
Gir oyna çık oyna düğün senindir!
İnsan, ibret almak için baksaydı düne,
İnanıp da kanar mıydı, her gördüğüne?
Düşün; hâlbuki her taraf ibretle dolu,
En zor anda insan aşar hayretle yolu!
Yetmez mi sanırsın Allah kuluna,
Kul O’na ermişse, elbette yeter…
Güvenme bu kadar dünya puluna,
Kul karar vermişse elbette yeter…
Halk etmiş yaratan seni zerreden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!