Her derdin dermanı vardır aslında
Hem ağlarsın hem düşünürsün
Bir derdine bakarsın
Saçların beyazlar
Bazen yüzünü beyazlatır
Dert sandıkların
Her hüzünlü şiir yazdığımda
Kendimi koydum satırlarına
Her hüzünlü şiir yazdığımda
Bütün mısralarında can verdim
Her hüzünlü şiir yazdığımda
Kendimi hatırladım
Hüznüm yansıyordu
Aynaya bakıyordum
Kalbim duvara yaslanmış
Ağlıyordu
Ona soruyordum,
O cevabı söylemiyordu
Mevsimlerin yorgun düştüğü bir akşamüstü,
Avuçlarımda soğuk bir can,
İçinde senin sıcak gülüşün.
Sığmıyorsun o daracık ekrana,
Sığmıyorsun artık bu kente,
Ben de büyüttüğüm hayalini,
Ben eskiden yolu yokuşa sarılmış,
Kaderin heybesinde yorulmuş bir garip yolcuydum.
Tutunacak dalım kalmamış, rüzgârın kucağında savrulan.
Yurdundan sürülmüş bir bulut gibi,
Gideceği menzile sis basmış, aklımın ipi kopmuş bir divane.
Sanırdım ki yüküm sadece kemikten,
Her geçen günümde seni arıyorum
Hiç usanmadan
Bazen çiçeklerin arasında geziyorum
Seni bulurum diye
Bazı geceler gökyüzüne bakıyorum
Bir yıldızdan bana gülümsersin diye
İyi misin?
Bu soruyu ilk defa soruyorum kendime
Evet, iyi misin?
Aslında hiç iyi değilim.
Anlatmaya korkuyorum
Dertlerin altında kalan umudum
Henüz kendi gurbetimden geçmemiş bir yolcuyken
Sadece göğüs kafesimin ağırlığını taşıdığımı sanırdım.
Sanırdım ki aldığım o nefes,
Ciğerlerimin dar parmaklıkları ardındaki çırpınışıydı.
Bu can ise, damarların kuytusunda sessizce akan,
O ılık, o adsız nehirden ibaretti.
Ucu göründü karanlığın
Güneş gizledi kendini
Ay doğmadı
Sessiz kaldı sokaklar
Kavga ettiğim gölgem kayboldu
Mevsimini beklemeden
Bir anda mırıldanıyor dudaklarım
Issız ve yüksek yerlerde
Dağ eteklerinde açar kardelen
Ağır ve mey ‘us bir şekilde
Güneş için çabalar
Boynunu büker




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!