Ben şairin oldum senin
İsmini yazdım mısralarıma
Sessizliğimin çığlığı oldun
Haykırdım umutlarıma
Gel desem gelemezsin
Gidişin kadar kederli
Sen deniz
Ben papatyan
Sen ay
Ben yıldızın
Sen göz
Ben gözbebeğin
Sen bana masal anlatırdın
İçinde gökyüzü, yıldızlar vardı
Sen yıldız, ben gökyüzüydüm
Senin yerin, benim kalbim
Sen benim hayallerimin sevgisiydin
Sen bana sevgiyi öğrettin
Bakışları dağlar kadar engindi
Sevdiğimin
Açtı mı gözlerini utanırdı güneş
Işıklarını toplardı
Saçlarında denizin dalgaları vardı
Yüreğimin sahiline vururdu
En karanlık geceden, dönüyorum sabaha
Biraz yorgun ve kırık duygularla
Solgun sokak lambaları karşılıyor
Islak kaldırımlarda açan
Begonvil çiçeği gibi ömrüm
Aynı rengin farklı tonlarında yaşanıyor
Son peygamber, Nur'un ilk sahibi
Allah'ın elçisi kulların en güzeli
Ümmetin rehberi, hepimizin öğretmeni
Benim canım peygamberim
Onun adı emindi bize dürüstlüğü öğretti
Kendi sessizliğine çekiliyor kelimeler.
Konuşmak yük oluyor dilime
Aklıma adını koyarken, gözlerin geceye yıldız oluyor.
İçimde kopan fırtınalar
Birden gül bahçesine dönüşüyor
Ne dokunmaya kıyıyorum ne düşürmeye…
Anlatsan duyarım dünyanın bütün güzelliklerini
Sesin değse kalbime, ömrümün kışı bahara döner.
Erir dağlarımın başındaki kar
Bir çocuğun eline güneş düşmüş gibi hafifler içim.
Papatyalar arasından geçerken
Bir an olsun sesini duyamazsam,
Kokunu özledim
Güneş gibi ısıtan bakışlarını
Gönlündeki şefkati özledim
Kollarınla sımsıkı sarılışını
Yanağıma ıslak bir öpücük konduruşunu
Ben seni özledim ...
Sen gülünce,
Baharı beklemeden çiçekler açar,
Kurumuş ağaçların dalı yeşerir.
Kendini toplar dağlar, denizler kıyıya vurur.
Bir yanım ölürken, içimde bir çocuk büyür.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!