Asimetrik olduğum için
Eksik tanımış beni beynim
Her tarafımda ağrı…
Hangi ayna iyileştirebilir beni?
Bir tarafım tamamlanırken
Diğer tarafım kesilir sanki…
En büyük korkum işkence
En büyük işkence yalnızlık
Servetim, insandır binlerce
Mutluluk bu! içimde ılık ılık.
Yaşamak istiyorum ben
Doğaya sadece insan olarak geliyoruz. Suçsuz tertemiz… Zamanla suç makinesine dönüşüyoruz. Ve suçlarımızı affettirmek için tekrar tekrar suç işliyoruz.
İşte suçumuzu affettirmek için işlediğimiz suç! KURBAN.
Hayatımız hep paradoks… Yaşamın amacı bu zıtlıkları azaltıp mutlu olmak değil mi?
Haz almak için yaşamıyoruz mu?
Yaşamın amacı haz almak olduğu halde, cehenneme çeviriyoruz hayatımızı.
Kimi, haz almayı başka insanların emeğiyle kendilerine sırça köşk kurmak istediğinden, diğerlerini baskı altına almak için… Bir kısmı bu baskıya karşı kendini koruyabilmek için…
Askerde ordunun komutanları eğitim yaptırırlar askerler birbirine ayak uydursun diye, sivilde sermayenin komutanları... yine de zaman öyle hızlı akıyor ki ayaklar çoğu zaman uymuyor, dolanıyor birbirine...
Evlerimiz sokaklarımız kadar güvensiz artık, eskiden mektup yazardık, kart atardık, üzerinde açık adreslerimiz olurdu. Şimdi adresimizi öğrenen olunca, yüklenip evlerimizi sırtımıza yeni bir yere göçüyoruz kimsenin bulamayacağı, bu bazen, yokluktan oluyor, gelen giden yokluğumuzu görmesin diye ya da çok gelen olursa çok masraf olur korkusuyla... Bezen de, ruhunu satamamışsındır, zorla almaya talip insanlar vardır, onlardan kaçarsın...
Eskiden evimizin bir parçası olan anneler, eşler, kız kardeşler, yine evin
Bir parçası olmaktan çıktılar, karavan gibi oradan oraya taşıdığımız bir parçası, tekerlekleri gibiler. Bütün yük sırtlarında...
Şehit ile Tiran
Et ile tırnak gibidir
Temizliği unutursan
Arada pislik birikir.
Tırnak sık kesilir
Bu seçimde seçmenlerin çoğu son ana kadar kime oy vereceğini bilmiyordu. Ama kime oy vermeyeceğini biliyordu.
Her seçimde, en çok demokrasiden dem vurulur. Çünkü insanların en çok özlem duyduğu şey olmuştur demokrasi.
Yazılı insanlık tarihinin son 3500 yılının sadece 27 yılı savaşsız yaşanmıştır. Sürekli ateş altında olan insanlık için bu 27 yıl ancak bir soluklanma dönemidir.
Hepimiz biliyoruz ki ülkemizde, sıkıyönetim, ohal bölgeleri, kitlesel katliamlar, darbeler, baskılar hiç eksik olmamıştır.
Osmanlı döneminden, modernleşme dediğimiz Cumhuriyet dönemine de aynı baskılar aynen devam etmiş, kulluk ve kölelik nüans farkları ile devam etmiştir.
Seçilen yol kapitalizm olduktan sonra bu kaçınılmazdır. Çünkü kapitalizm sömürüsünü baskısız, şiddetsiz sürdüremez. Kapitalizm için barı, sukunet, balığın karaya çıkması gibidir.
İnsan Hakları komisyonunda
Hranrt Dink cinayeti ile ilgili
İfade verdi Albay Öz
Ağzından çıkan iki söz
Savaş yasalarının güvencesinde
‘’bilgi vermem! ’’ dedi
Sıralanınca hepsi bir boyda
Hepside eşit çıplak olunca
Ama birde
Rol verip bakalım onlara..
A! komutan gibi dikilmiş en başa
13 Mart günü İzmir Konak Belediyesi Türkan Saylan Kültür ve sanat merkezinde, Fırından yeni çıkan kitabını Uluç Gürkan İlk bize tanıttı…
Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan’a kitaplardan bir kısmını bize hediye olarak dağıttığı için teşekkürler…
Uluç Gürkan 12 yıllık parlomento, 23 yıllık gazetecilik ve Ayrıca AGİK Parlamenter Asamblesi ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde Başkan Yardımcısı TBMM’de Meclis Başkanvekilliği gibi engin deneyimlerinden sonra…
Bütün bu deneyimlere sahip birine sıradan birinin eleştirisi etkili olmaz elbette… Buna rağmen ben diyeceğim ki, bu kadar tecrübe Uluç Gürkan’ın sıradanlığına çizgi atmamış… Ama hatiplik konusunda ustalaşmış, zamanı iyi kullanmayı öğrenmiş…
Gürkan, bütün bu deneyimlerini, sıradan insanları karşı,, egemen güçlerin lehine kullanmak için kendini yenilemeye harcamış… Eksiklerini bu yönde gidermeye çalışmış…
Ermeni meselesinde ‘’Soykırım’’ iddiasını çürütmek için, ’’ üç ayak’’ üzerine kurduğu savunmayı anlattı.
Ezberler çok güzel de
Perde oluyor gözlerimize
Gerçekler uymuyor ezberlere
Uyuyan karanlığın farkına varır mı?
Uyan eyyyy vatandaş uyan!
Hani vermiyecektin bir karışını bile…




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.