Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Ölüm dişlerini göstermeye başlayınca insanlara, Onlar da, korkuyla, dua etmeye başlıyor tanrıya.
Eyyyy! Gücüyle kudretiyle tanınan tanrı
Neden aşkın kitaplarla, dualarla sınırlı?
Neden sana yapılan inancın korkuya dayanması?
Neden sevgiyle yazılmıyor bu alınlardaki yazı?
Neden sevgi oruçları, açlık oruçları, ölüm oruçları?

Devamını Oku
Mehmet Halil

Sorun nerede, çözüm nerede, nasıl bir çözüm… (Bölüm 1.)

İnsanca bir yaşam, insana saygı, demokrasi… sorunun köklerine inmemiz gerekiyor…
Sorun sistem, hastalığın teşhisi bizden önce de yapıldığı için özünde değişiklik yok. Diğer tali sorunlar da masa başında çözülmez, pratik içinde çözülmesi gerekir… yani hastalık yeni değil… yenilik yalnızca hasta hane sayısı azalırken, hasta sayısındaki artış…
Teşhiste sorun olmadığına göre, ya da asıl bizim konuşmamız gereken teşhis olmadığına göre,
tedavi sorununa gelelim.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Avcılık, evcilleştirme, hayvancılık, göçebeliğin sonu ve yerleşik düzen, tarım, verimli toprakları seçme, sınırlar, sınırları genişletme mücadeleleri, köleler, güç dengelerinin bozulması, küçük sanayinin gelişmesi, basit üretimden birleşik üretime geçilmesi, ücretli köleliğe geçiş, sömürenlerle sömürülenler arasındaki uçurumun artması, kapitalizmin feodalizm karşısında güçlenmesi ve ulusal devletlerin oluşması, Kapitalizmin uluslar pazarına sığmayarak ulus sınırlarını aşması, uluslar arası sermayenin geri kalmış ülkeleri borçlandırarak pençesine geçirmesi, Uluslar arası şirketlerin birleşerek dünyayı kendi oyun alanlarına çevirmesi olarak Küreselleşme…
Evet! Ey kan emiciler, işte dünyayı da elinize geçirdiniz. İşte atacağınız son adımı da attınız. Aç gözlülüğünüz, doymaz iştahınızla, paylaşacak yer de bırakmadınız. Açlıktan kıvrananlar bir ekmek için çırpınırken, sizler dünyayla bile doymadınız. Dünyada bitecek çok yakında. Kendini yenileyemeyecek hale soktuğunuz bu dünya da kanserden nasibini alacak sonunda… Dünya da çaresiz kalıp ölecek sonunda… Ozon tabakasını deldiniz… Deldiniz dünyanın derisini, ama bir başka gezegen bulamadınız daha… Yumurtasının kabuğunu kırıp içinden çıkamayan civciv gibi, kendinizle beraber bütün insanlığı da öldüreceksiniz yakında… Karşınızdaki boşlukla, o sonsuz hiçlikle, yüz yıllardır açlıkla cezalandırdığınız o milyonlarca insanlar arasında sıkışıp kalacaksınız… Küreselleşme ile yaralarınızı saracak son hastahanenin acil servisinde, sizlere son kanlar da verilmekte… Bütün kredilerin, bütün kanların tükendiği son duraktasınız… Kendi mezarınızı kendiniz kazdınız… Son mekana hoş geldiniz… Şimdi sizi biriktirdiğiniz servetler kurtarabilecek mi?

Devamını Oku
Mehmet Halil

Hayat, mücadele ve yarıştan ibaret… Yarışı kaybedenlerin şiddete başvurduğu bir ülkede yaşamaktayız.
1980’de ‘’sosyal mücadele ekonomik mücadeleyi aştı’’ diye darbe yapanlar, Osmanlı devletinin içinden gelip Türkiye cumhuriyeti ile daha da oturan teamüllerle gelenekleşmiş terfi ve atamalarla devlete tümüyle hakimdiler. Konumlarını korumak için de sık sık demokrasiyi askıya almaktan çekinmediler. Yalnız 1980 darbesinden bu yana onbinleri aşan cinayetin sorumlusu oldukları günden güne daha da net olarak ortaya çıkıyor.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez sivil siyaset, bu teamülleri bozarak etkisini gösterdi. Son otuz yıldır ‘sol’a vurulan en büyük militarist darbe olduğu halde, ‘sol’un önemli kesimi bundan rahatsız. Mustafa Suphi’lerin boğulmasından sonra bile İttihat ve terakki ideolojisinden ayrılamayan solun belli kesimini hatırladıkça bu da sürpriz sayılmaz…

Bu günlerde de ‘’ sivil siyaset militarizmi aştı’’ diye dişini bileyenler çok…

Devamını Oku
Mehmet Halil

EVET, BOYKOT veya HAYIR konusundaki kararı bu kadar ciddiye almamıştım.
Daha doğrusu, referandumu ciddiye alacak kadar bir kazanım veya kayıp görmediğimdendi bu kayıtsız tavrım. Ama yapılan öfkeli tartışmaları görünce, sandığım kadar önemsiz olmamalı bu iş diye düşünmeye başladım. Ben bu anayasa değişikliğindeki kazanımı, emekliye verilen 20 TL’lik zamla ölçmüştüm. Ha almışım ha almamışım diye es geçmiştim. Ancak YAŞ’taki ve muhalefet partilerindeki öfkeleri görünce ciddi olarak düşünmeye başladım.
Bir de sosyalist ve demokrat olarak tanıdığım arkadaşlarımın tavrını değerlendirdikçe aklım uçuklamaya başladı. CHP ve MHP yi anlamaya çalışıyorum. İllegal örgütlenmeleri olan Ergenekon çetesi savunucuları olarak bu işle görevliler. Suçları ortaya çıktıkça prestijleri sarsılacak, itibar kaybedecekler. Ya sosyalist cephede olanlar (önemli bir kesimi kendilerine sosyalist demekten çekiniyor…) demokrat olduklarını iddia edenler. Sadece AKP karşıtı olmaktan mı kaynaklanıyor HAYIR veya BOYKOT demeleri? Yoksa Kemalizm’in şah damarı orduyu ve cuntacı aydınları koruma ve kollama görevleri genlerine işlemiş olmaktan mı kaynaklanıyor bu görev? İnsanların içinden geçen treni kavramak kolay değil.
HAYIR veya BOYKOT’ un gerekçelerini özetlersek:
Birincisi; Emperyalizmin oyunu olduğu gerekçesiyle boykot tavrı, ya emperyalizmin ne olduğunu bilmiyor arkadaşlarım, ya da ordu ile emperyalizmin ilişkilerini, ordunun misyonunu… Emperyalizmin dünyada oynadığı oyunları hangi güçten alıyor? Ordudan, paradan ve uluslararası sermaye örgütlerinden… En büyük güç de ordu. Bu da sadece ABD ordusu değil. Azınlığı ABD’den ve gelişmiş ülkelerden. İnsandan çok teknoloji ile katılıyorlar, emperyalizmin zengin ülkeleri. Asker çoğunluğu ise az gelişmiş ülkelerden, bunların içinde en güçlü olan ordu da Türk ordusu. Dünyadaki her savaşa da 60 yıldan beri sürülmekte… Yani her halükarda emperyalizmin boyunduruğunda… Bu yeni bir şey değil… Bu gün üretim kaynaklarının %65-70 şini uluslar arası sermaye kontrol etmekte… Bu kimin sayesinde? Şimdi savunulan Kemalist ordunun… Sanki yedi yıldır bu duruma gelmişiz gibi davranmanın neresi temiz politika? Yalnızca uygulanan sıkıyönetim, OHAL bölgeleri ve darbelerle onbinlerle ifade edilen ölümlerin, yüzbinlerle ifade edilen işkencelerin kayıpların sorumluluğu bu ordunun değimli? Şimdi hepsi devleti savunduk. Emir tepeden geldi demeye başladı.
Ya bilinçli olarak siyasi kararınızı verdiniz ve şimdi kendinize temiz bir gerekçe arıyorsunuz, ya da gerçekten bunları unuttunuz.

Devamını Oku
Mehmet Halil

İki kafadar bostandan karpuz almaya gider gibi kız istemeye gittiler. Arkadaşı
Temel'e babalık yaptı ‘’Allah'ın emri peygamberin kavli ile kızınız F’yi arkadaşım
T’ye istemeye geldik’’. Misafir olarak onları kabul eden Hasan bey, insan, gökten
öküz düşse nasıl hayretle bakarsa, o inanılmaz gözlerle suratlarına bakmaya
başladı. Gözleri bir Temel'e bir arkadaşına bakıyordu. Şaşkınlıktan ne diyeceğini
bilemeyince elleri göğsünde kenetli sessiz oturan karısına baktı. Her zaman bu

Devamını Oku
Mehmet Halil

23 Nisan 1960 İstanbul üniversitesi’ öğrencisi, Turan Emeksiz, Kurulan tahkikat komisyonuna karşı yapılan gösteride vuruldu, benim gençliğimde gördüğüm ilk teröristlerdendi… 20 yaşındaydı…
15 temmuz 1968’de İstanbul’a gelen 6. Filoya karşı eylemlere katılan Vedat Demircioğlu Teröristi. öldürüldü.
1970 yılının 15-16 Haziran’ında işçi haklarını kısıtlayan hükümete karşı işçiler ayaklandı, Eylemlerini engellemek için kurulan bütün Polis Barikatları’nı parçalayarak günlerce İstanbul’da hayatı durdurdu. İstekleri yerine geldiği için, olaylara katılan bütün işçiler teröristi…
16 Haziran'da, Kadıköy Meydanı'nda polislerin, sayıları onbinleri aşan işçi kitlesinin üzerine açtığı ateş sonucu Mutlu Akü Fabrikası'dan Yaşar Yıldırım, Vinleks'ten Mustafa Bayram ve Cevizli Tekel Fabrikası'ndan Mehmet Gıdak adlı işçilerle birlikte bir esnaf ve bir de polis yaşamını yitirdi, yüzlerce işçi yaralandı. Sebep terörist olmalarıydı…
Yine 1970 döneminin baskılarına karşı öğrenci hareketlerinin başını çeken Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşları teröristti…
Ama bu ülkenin topraklarına NATO’yu sokanlar, 6.Filoyu boğazda dolaştıranlar değildi… İncirlik’i NATO askerlerine üs olarak verenler terörist değildi…

Devamını Oku
Mehmet Halil

İnsan büyüyünce kendi gözünde
Kaftanı biçilince o bölgeye göre
Günahı görülmez deryanın içinde
Güler diğerlerinin diktatörlüğüne…
Maşa paslanmaz sıkan ellerde
Öper o elleri düşmemek için yere.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Sustada Sadi Kalemli
Hüsmen Durmuş
İblis saim Şahin
Bunlar gibi daha niceleri…
Oğlum Memed bunlara bakıp,
Umutlarını daha çok büyüteceksin

Devamını Oku
Mehmet Halil

çocuklar eziliyor en çok savaşlarda
eğer çocuklar suçluysa
suçlu doğuran bütün analarda
eğer analar suçluysa suçlu bütün babalar da
geriye bir tek suçsuz kalıyor
savaşı körükleyen,

Devamını Oku