Fukaralığın, acının bol olduğu, doğduğunu bu ülkede
Büyüyerek gülesin
Mutluluğun paylaşıldığı
Günlerin özlemiyle
Ülkeni saran
Kara kışı bahara
Ji bo bindestan serxwebûn tim jiyan e
Wek dayîkan him can e him giyan e
Êdî pêşberê tank û topan, mêrkujan
Hemberê zilmê berhev bûna gelan e
Roj hilatina gelê Kurdan pir xweşe
Sert bir ayaz vuruyor, geçmiyor zaman
Tufandır, borandır yiğit yoldaş aman
Sağlı, sollu geldi rezil beyaz ordu
Vartinik’te akan kandır, her yer duman
Düşman ani geldi tanklarla, toplarla
Yüzündeki gülümsemelerdir
Ölümüne özlediğim
Aydınlığın tayfıdır
O güzelliğin
Lepiska saçlarını tara
Haziran’da
Yüreğimde gam, İçimde acı var
Aramızda bitmez uzun yollar var
Yıkmadan, yakmadan felek doymuyor
Haberdar oldun mu ? Bende çok dert var
Bana "gel" diyorsun, nasıl geleyim?
Kağızman’dan çıktım yola
Horasan’da verdim mola
Her bir yana karlar yağmış
Sis de çökmüş sağa-sola
Kağızman’da ruhum kaldı
Sabırın doldu şu coşkun acılara
Çoşan gözyaşların damlıyor tene
Sarsan kara günler facia döndü
Kollara takılmış kelepçe gene
Boşuna ağlar mı, gülmeyen insan?
Tabib derman arasamda yana, yana
Felek çoktan kancayı takmış bana
İçimide kıpırdanan bir sancı var
Durma neşterini tez vur yarama
Yürek yakan amansız ateş gibi
DERTLİ İSTANBUL
Ne oldu sana İstanbul ne oldu? Suskun, dertli görünüyorsun
Metrolarından, otogarlarından, camilerinde in-cin top oynuyor
Beyaz güverteli gemilerin duyguların yalnızlığına
Kurtulamadım şu yokluğun pençesinden
Çok incindim, yaralandım derinden
Kırıldı kolum, kırıldı kanadım
Kan ağlıyorum, zulmün yüzünden
Gönül ne olur "sabret" deme bana




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.