Sürgüler çekildi tüm kapılara
Mektuplarım nasıl gitsin o yâra?
Kaldım ben, karanlığın kör zindanda
Acep bahar geldi mi? O dağlara
Günlerdir hep yâr yolu bekliyorum
Gerdanından
Yasemin, ıtır
Avucuma dökülen
Gülümsemelerinden
Gül kokladığım
Döndüm, dolandım
Sözleri bal, sohbeti şeker tadında olan
Bereketi topraklarda
Karanlık gecelerin mehtabı
Her aydınlığın
Her yeni günün
Her şavkın cevheri olan
Bedenimin yarısı kış
Diğer yarısı sonbahar
Hep mahşeri yaşıyorum
Birde seni özledim
Güzel yâr
Seni düşlüyorum
Her sabah her akşam gün bana haram
Yel estikçe kanıyor derin yaram
Şu yürek hep deli, deli sızlıyor
Yaram yüreğimdedir, nasıl saram?
Şu yolları, dağları aşamadım
Seni yaşayabilmek seni, hüzünde değil, gülümsemelerde
Ağıtlardan, yürek acılarından yükselen çığlıklarda
Uçurumlardan düşen bulutlarda
Yitik sevdaların
Ah û zarında değil
Ezgilerde
Gözleri hep nemli, yüreği hep hüzünle kuşatılan
Her an solan, her an can çekişen yılgın hazanda
Güzelliği yüzünde bahar çiçekleri
Sevecen bakışları gönlüme
Kulaç açan
Ruhumu okşayan saçları
Ben can evinde yanıyorum
Yâr nicedir hep bu haldeyim
Sen naz etikçe ben yoruldum
Sevdan uğruna divaneyim
Sen bana gönül vermedikçe
Hiç yüzüm gülmedi benim
Ben halımi seyre daldım
Çok acım var hiç bitmiyor
Bu âleme şaştım kaldım
Ben yerle gök arasında
Her anında, haksızlık edenlere hiç müsamaha göstermeyen
Gülüşü açmaya hazır, her bir devrim çiçeği
Ey
Şallı
Fistanlı
Elleri kınalı




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.