Esmerim, zeytin gözlüm
Karanlığı uzaklara döktüm
Kolundan tutum
Güneşi getirdim
Yusufçuklara
Böceklere
Keça por surme tu şewlî tu şemalî
Lê qemerê tu şêrînî pir delalî
Zendê te de morî, mircan dibiriqiğin
Xezalê tu cananî tu hevalî
Bi rojane, şevane tim te digerim
Mazlum, zalimlerden zulüm gördükçe
Şu gözyaşlarım çağlar, çağlar akar
Dostum, kötüler cezasız kalmasın
İsyanım var. Ahım dünyayı yakar
Dost, fukaranın yüzü hiç gülmedi
Lê seyranê seyranê
Ez qurbanê heyranê
Şilî, şilop û ewr e
Nekeve nav baranê
Lê seyranê seyranê
Lê keça ronakbîr, keça şoreşger
Roja azadî yê, dilê te de ye
Bi her gûlî yên te, wek cîhanê ye
Li her tiştên ronak, hişê te de ye
Keçê, cewhera te giranpaha ye
Aradım seni
Mor bağlarda
Mehtabın renginde
Gökyüzünde yıldızlarda
Gecelerin koynunda ki yalnızlığımda
Bulamadım ben seni, aşkım şu içimdeki seni
Zulüme, baskıya, yoksulluğa "kader, yazgı" deyip
Susarsan
Mazlumun ahı sende kalır Yoksulun haline
Yüreğin yanmıyorsa eğer
Sakın "insanim" diye
Böbürlenme
Yüreğini açıp koşarak gelen
Güneş gibi tüm karanlığı delen
Yorulmadan halkın yanında olan
Hep özgürlüğün sevdasıyla gülen
Ayın şavkı vurmuş yanı başına
Tüm çıplaklığıyla, göğsu bereket dolu güneş
EGE'nin göklerinden yere doğru süzülerek
Tüm sessizliğiyle doluyor
Karaburun çarsısının
Yanıbaşındaki
Nergis cafesini bahçesine
Kalbimin kızıllığındandır, bendeki tefekkür, İstanbul’un
Kıyılarında, uçurumlarında defalarca
İntihar eden
Paramparça
Dalgalar coşuyor bir kez daha
Marmara Deniz’den




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.