Çaprazdan ateşe tutsanız da sağdan soldan,
Saldırsanız bile aynı anda yedi koldan,
Sürünür de yürürüm düşsem ayaktan elden,
Başımı kesseniz dönmem hak bildiğim yoldan.
Düşme kimliği belirsiz insanın ardına
Seni nasıl bir yola sokacağı bilinmez.
Hasret bırakır seni bayrağına, yurduna,
Kalbindeki kara,kırk yıl yıkasan silinmez.
Doğunca ufuktan güneş,
Gölgem olur bana eş.
Güneşsiz havalara olsa da
Ruhum ve vücudum tekil;
Tasalanmak yok;çünkü
Dün aynı hedefe koşanlar omuz omuza
“Tahir” diyorlar dün pis dedikleri domuza.
Dişleri dökülmüş de hâlâ bozkurtluk taslar,
Küflü kafasını çakalın omzuna yaslar.
İnince emirle damla damla gökten bir nûr
Can olur toprağa açar sevgi çiçekleri.
Arındırır gönülleri kirlerinden yağmur
Sendendir en leziz en temiz içecekleri.
Yağmur, sen damarlarımda dolaşan kanımsın
Yağsa tonlarca yağmur başımızdan aşağı
Yarmaz gözümüzü kaşımızı,
Okşar sanki saçımızı başımızı…
Yine yağsa tonlarca kar,
Sanki başımıza kelebek konar;
Ama yirmi beş gramlık kurşun
Geldi bahar;açıldı yaprak
Yağmur tadında kokuyor sarı çiçek
Çekiyor bu kokuyu ciğerine toprak
Bulut parçacıkları örtse de
Ara sıra güneşin gözünü
Ben günahkâr bir kulum,dağlar kadar...
Affeyle Allah'ım beni affeyle!
Kumlar kadar çok olsa da günahım'
Yıka beni kereminle saf eyle.
Ya Rab!N'ağlayanım var ne gülenim,
"Daha vaktim çok,ileride yaparım"deme sakın,
İlerisi belki yarın,belki yarından da yakın.
Doğru yönde esse de rüzgar
Tersine uçar yalan kuşu,
Tüyleri siyah.
Uçar,uçar,uçar…
Kanat kanat,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!