Kim demiş bütün yollar Roma'ya çıkar diye.
Ayrılır bütün yollar ikiye.
Biri rahmete gider;
Diğeri zahmete...
Başka yol yok.
Tik tak,tik tak çalışır durmadan
Gece gündüz uyumadan saat.
Çalışmaz bazıları kurmadan
Uyursa saat,kopar bir feryat.
Benim kim olduğumu biliyor musun?
-Hayır,senin kim olduğunu bilmiyorum
Ama kendi kim olduğumu biliyorum.
Bir garip yolcuyum ben,
Âşık Veysel’in dediği gibi:
Eski tadında değil artık tuz
Yoruldu denize koşan ırmak
Kız oğlan oldu,oğlan kız
Bir hüzün düştü toprağın kalbine
Pencereler çaresiz.
Üç nokta koydum adının sonuna…
Bitirmedim,kalbimdeki aşkını.
Başka bir köşk yaptırmadım yanına
Yıktırmadım gönlümdeki köşkünü.
Ey ulu hakan Sultan Abdülhamid-i sani!
Çöktü senden sonra Devlet-i Âli Osmanî
Devleti on yıllarca koruyan koca sultan,
Uyduruldu hakkında onlarca yalan dolan.
Çığlık!
Bir daha
Bir daha…
Çiçeklerin gözü yaşlı,
Mezarlıklar kalabalık…
Ne zaman bir umut yakalasam sularda
Terk etti beni sular,nereye baksam kar
Bir bergüzar bıraktım sana uykularda
Yaladı yüzümü bu uykularda rüzgâr.
Unutsan da sen beni
Gözlerin aklımdayken
Nasıl unutabilirim ben seni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!