Mağazalar kalabalık,
Ben yaşarım tek başıma…
Hafızalar alabalık,
Ter damlıyor pak aşıma…
Şafak vakti geliyor kahvaltı arabası,
Çoğu hasta uykuda yetişen alıyor çay…
Uzun yolun yolcusu sevginin marabası,
Say yaralı yüreğim doğan günü kârdan say…
Seher yeli umut ol güzel güne aklım çel,
Hastane penceresi bulutlar benek benek,
Gökyüzü sırlar dolu bağrında neler gizler...
İnsanlar binbir huylu kimi de kalleş dönek,
Acılardan zevk alır salya dökerek izler...
Ben derdime yanarım yanarım yan hastaya,
Yeni mekanım benim bu hastane koğuşu,
Gündüzleri bir telaş sessizliktir geceler...
Her gün yeni bir umut şu güneşin doğuşu,
Geldi geçti buradan, kadın erkek niceler...
Gün ağarmadan gelir kahvaltı arabası,
Hastane koğuşunda pencere dünya gözüm,
Güzelim bahçeleri beton binalar yutmuş…
Bu ağaç kıyımına isyan ediyor özüm,
Büyük servet getiren göğü delen konutmuş…
Sabahın seherinde öptüm mezar taşını,
Hasret bir dağdır baba yüreğim dert noteri…
Mertliğin cevherinden kazandın sen aşını,
Gayret bal bağdır baba kutsaldır alın teri…
Sen gideli bu ellerden,
Yetim kaldım Hamit Abi…
Haber gelmez hiç tellerden,
Yetim kaldım Hamit Abi…
Bu dünyadan geldi geçti niceler,
Dağ taş anar gönüllerin asını…
Boyun büktü yasta gündüz geceler,
Yürek ağlar arar insan hasını…
“Hasan Yıldırım’a Saygılarımla”
Kâhta bizim sılamız gördük yağmur kurağı,
Güzel yürekli dostlar sevdi bizi biz yaptı…
Ecel gelmiş arar cami duvarı,
Yerden gökten kurşun ister taş ister…
İçgüdüsü sürüklüyor davarı,
Lime lime beden ister baş ister…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!