Ateş düşsün ocağına,
Mecbur ettin gurbet ele…
Kardeş düşsün kucağına,
Gözün yaşı dönsün sele…
Gel gör dostum umut yitik dalgını,
İsyanı var kör talihe kadere…
Dert bin iken karşılıyor salgını,
Direniyor başa çökmüş kedere…
Tedbirli ol yok bu işin şakası,
Hasta dönmüş virüs yüklü kervana…
On binleri geçti ölüm vakası,
Lanet derler böyle kötü devrana…
VÜCUT KURDUDUR ŞEKER
Bir davetsiz misafir vücut kurdudur şeker,
On yıldır bedenimde yavaş yavaş yer beni…
Mezarlığa döndürdü dönüp duruyor teker,
Düşmandan yaman düşman geldi buldu şer beni…
Çok şımarık bay bayan bu zamane zengini,
Emeksiz gelen servet bir hoş etmiş kafayı…
Gözlere para inmiş görmez olmuş engini,
Abartıyor görgüsüz gece gündüz safayı…
Ahım beni yakar dönerim küle,
Ruhun bile doymaz yürek ahını…
Dönmüşse sırtını bir gül bülbüle,
Karaçalı dinler her gün vahını…
“Mehmet Cantekin’e Saygılarımla”
Elli iki yıl oldu ateş düştü haneme,
Gitti Mehmet’im gitti dinmez yürek acısı…
Sen yüreğimin sesi sen sevginin adresi,
Eğme bükme doğruyu gerçeği haykır dilim…
Güzele övgüyü diz ol iyinin nefesi,
İlim irfan derledim sözcük dolu mendilim…
Geçmişin gider on bin yıl öncesine,
Birçok efsanede sen varsın,
Zafer akıl ve barış simgesi yaprakların,
Homeros “sıvı altın” demiş yağına,
Zeytin karası gözler melül melül bakarken,
Bayram yapmaz bu gönlüm nasıl geçer vefadan…
Başımdan tüm mevsimler Eylül Eylül akarken,
Can efkâra boğuldu uzak durdu sefadan…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!