Zifiri karanlığı içiyor gece,
Sevda kötürüm,
Vefa firarda,
Dostluk zor bilmece,
Yoğun bakım burası üfle çek ver nefesi,
Kamera girmiş ciğer alsın şişsin havayı…
Zor bir sınavdan çıktı kılsız göğüs kafesi,
İyileşmek tek çare kazan yürek davayı…
Ağustos ayında gelse zemheri,
Tükenme umudum diren tükenme…
İşkencede kalsan bir kemik deri,
Tükenme umudum diren tükenme…
Dirhem dirhem yesen de beni,
Yudum yudum içerim seni,
Karanlık erleri ipsiz,
Zulüm ağır,
Zulüm dipsiz,
Mevsim yine hazan,
El emeğim alın terim göz nurum,
Hey utanmaz tütünüme dokunma…
Ekmek aşım düşmez başım onurum,
Hey utanmaz tütünüme dokunma…
Tökezleyip düşene uzanan eller vardı,
Vur bir tekme de sen vur diyen vicdan batmalı…
Yaşlı hasta çocuğu taşıyan beller vardı,
O zevki güzelliği insan olan tatmalı…
“Torunlarıma Sevgilerimle”
Ellerimden tut benim salma umut ağacı,
Torun baldan tatlıdır şelaledir sevgisi…
Bu gün on dokuz Eylül kara günümüz bizim,
Dağ gibi kardeş değil umut yitirdik umut…
Yirmi birinde fidan büküldü belim dizim,
Karardı tüm hayaller kanlı ellerde komut…
Koltuklar yumuşak deri,
Üç kuruşa yemekleri,
Ne kaygı ne tasa,
Kimler için yapılır yasa,
Uyku tatlı ela gözler açılmaz,
Kalk günaydın sal aşkından hedere…
Gönül sevmiş sevdadır bu kaçılmaz,
Nazlı yârin boğulmuş gam kedere…
Özlem sarmış yürek yakar her ahı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!