Yıllar geliştirdi boyun bedenin,
Beynin aynı yerde yapar patinaj…
Tükenmez bahanen bitmez nedenin,
Fesat kalbin şerde yapar patinaj…
Geçti ömrün baharı yaşadığım kışla güz,
Bazen yaprak dökülür bazen de boranla kar…
Küser bana geceler sırtını döner gündüz,
Gönlümde yoğun hüzün başımda tüter efkâr…
Yad ellerde ömür geçti nafile,
Yeter gayrı bunca çile cefa yar…
Göçmen kuşlar döndü nice kafile,
Ne gün gördüm ne de sürdüm sefa yar…
İki yıllık diploma çok büyük başarı,
Ben küçük sen büyüksün çok özür diliyorum…
Edep dersi görmeden yola gelmez haşarı,
Ben küçük sen büyüksün çok özür diliyorum…
ONURSUZ
Erdem yoksunluğu kullara kulluk,
Çulunuza bakan bir insan sandı…
Ömrünüz üç kuruş beş altı pulluk,
Yolunuza çıkan lanetle andı…
Nutuk çekme boşuna önce edep sonra din,
İnsanı insan yapan güzel ahlaktır ahlak…
Maddiyata kul olup olursan saf çarpan cin,
Sen bulursun belanı bir gün olursun helak…
Seher vakti indim sıla düzüne,
Gönül tuttu mezarlığın yolunu…
Göz değmedi bir tanıdık yüzüne,
Hüzün sardı şu sinemin solunu…
Azgın itin keskin azı dişleri,
Tenimizde kan kırmızı iz yaptı…
Üstlendiler bütün kirli işleri,
Sorgularda direnç bizi biz yaptı…
Gece gündüz köşe bucak pustular,
Onun bunun çocuğu bir acayip mahlûkat,
Yüzü domuz derisi ağzı kenef büzüdür…
Giymiş puştluk gocuğu batıyor her hakikat,
Namertlik öz gömleği kinle nefret cüzüdür…
Çıktı mazlum rolünden geçti suyun başına,
Havuzunu doldurdu bu kendine Müslüman…
Her tat nimetler kattı süslü sofra aşına,
Nice fidan soldurdu bu kendine Müslüman…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!