Gitti ömür yel gibi dön desem dönmez geri,
Çocukluk yarım aşlı ergenlik gözü yaşlı…
Gençliğe kurşun sıktı eli kanlı serseri,
Düşman silahlı taşlı gece günden telaşlı…
Gizli aşkım bu kalp senle bahtiyar,
Sana bile sezdirmedim güzelim…
Sevdan beni gezdiriyor dört diyar,
Dosta ele ezdirmedim özelim…
Gün Pazar vakit akşam göğüs cerrahi sessiz,
Konuk edecek yarın ameliyat masası…
Eşimle oğlum kızım bekleyecek nefessiz,
İnsanoğlu duygudur bitmez kuşku tasası…
Işıklar el sallıyor koğuş penceresine,
“Mersin Üniversitesi Göğüs Cerrahiye Sevgiler”
Erhan Ayan hocamız şefkat dolu bir yürek,
Bilgi deney yüklenmiş geçmiş takım başına…
Tanık oldum çabaya boşa çekmiyor kürek,
Derman arıyor hepsi acıya gözyaşına…
Edasına hayran kurban olduğum,
Sana geldim nazlı gülüm bal yârim…
Hasretiyle eridiğim solduğum,
Dal gönlüme gözlerime dal yârim…
İnci dişler al yanaklar karşımda,
Nemli gözler o resmine bakıyor…
Bir sen varsın benim gönül çarşımda,
Sevgim derya sevdamıza akıyor…
Bu gönlümün sahibini çağırın,
Kendi sarsın kanattığı yarayı…
Duymaz ise davul çalın bağırın,
Yola çıksın uzatmasın arayı…
Ayrıldım sıladan şafak sökmeden,
Gözlerim yüreğim geride kaldı…
Annem tas tas suyu yola dökmeden,
Sessizce ağladı sokakta daldı…
Vücudun baş düşmanı sinsi şeker illeti,
Görünmez kemirgendir esir alır canını…
Geç kalırsan çare yok ecel keser bileti,
Hasret koyar güneşe zindan eder tanını…
Gitti gidiyordu ömür bu akşam,
Dağın altındaydı göğüs kafesim…
Hayat bir solukmuş bir kuşmuş yaşam,
Doktor hemşireler oldu nefesim…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!