Seviyesizliğin dayanılmaz ağırlığı,
Beyin hücrelerimde ağır yük,
Tıpkısının aynısını üretmiş fabrikalar,
Aynı kumaş sanki büyük küçük,
Kemiksiz dilin aşınmış edebi,
Kurnazlıkta sınıfta kalır tilki bilin,
Anlatabilsem,
Ah anlatabilsem!
Bakan görmeyen gözlere,
Yaşanan vahşeti…
Kepçe kulaklar bile,
Bir komşu kızım var,
Görülmeye değer…
Hakaret olur merkebe,
Sırtına vurursan eyer…
Açar kasetçaları açar,
Kimi kene kimi pire,
Dost maskeli birçok fesat…
Kurtlu onur tümden fire,
Acılardan yapar hasat…
Kime paha bir çay ayran,
A canım kızım,
Yüreğimde tükenmeyen sızım,
Sen var ya sen,
İnat mı inat,
Başına buyruksun,
Desem ki hala çocuksun,
Kanlı zalimin bebesi,
Karanlığın ebesi,
Döktü yüreğime siyanür,
Zindan oldu sobesi…
Genç yaşımda kavruldum,
Mert insanda hal ve tavır çok nettir,
Söz ağızdan çıktığı an senettir,
Bile bile sözden dönen lanettir,
Boyu aşan düzde şaşan laf etme…
Utanmıyor sözcüklerin cambazı,
Ermiş diyor eli kanlı katile…
Büyük başmış fitne fesat gammazı,
Altın diyor paslı bakır sitile…
Köşe döndü dünün tavuk hırsızı,
Konuk geldi gitti ablamın gülü,
Özlem pınarından su içti gurbet…
Sayılı gün bitti koyduk virgülü,
Gönül bahçesinden gül biçti sohbet…
Sordum dağı taşı ağacı dalı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!