Düşmüşsün yel önüne,
Hani nerede,
Can bulduğun toprak
Kök ağaç dal,
Bir haber sal nazlı yar,
Tek nefesin can bana…
Benim ahval boran kar,
Tatlı sesin kan bana…
Market market dolaştım gezdim nice bakkalı,
Fiyatlar çıkmış arşa maaşım cüce kalmış…
Değneksiz köy misali dolmuş kurdu çakalı,
Etikette rakamı büyütmüş yüce salmış…
Mevsim yangın mevsimi,
Hava çok sıcak kavuruyor dört yanı,
Hava kupkuru kaplamış alanı,
Yangın tehlikesi var diyor meteoroloji…
Yaz diyorsun sen bana ne yazayım efendim,
Hırsıza hırsız demek bir suç olmuş bu çağda…
Kaz yiyorsun sor bana tavuğa hasret kendim,
Eşkıya il ilçede gezmiyor artık dağda…
“Mehmet Çakar’a Sevgilerimle”
Seher vakti yaktı ölüm haberi,
Ağla gönül kara bağla yan gönül…
Bitti gurbet toprağında makberi,
Fitne fesat kıskanç karı,
Bir gül değil yanık külsün…
Ayaz vurmuş hazan darı,
Bir gül değil yanık külsün…
“İbrahim Gürbüzcan’a Sevgilerimle”
Sevgili dost bilge rehber,
Büyük acı kara haber,
Altı eski dere sulu toprak,
Zemin yumuşak mı yumuşak,
Su basamağı bilimden uzak,
Yükseldi sefer tası gibi kumdan binalar,
Ne kadayıf bekledik ne baklava ne pasta,
Yollarına kırmızı halı serdik doktor bey…
Üç gündür bozuk sonda perişan oldu hasta,
Derdi derde ekledik canı gerdik doktor bey…
Hepsi beze akıyor küstü sonda torbası,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!