Baka baka gözlere nasıl çıkıyor yalan,
Tamam dilde kemik yok sarsılıyor yerküre…
Çaka çaka özlere hane yıkıyor talan,
Hey vicdansız imansız nefes aldır bir süre…
Her an arar dururdun her gün uğrardın bize,
Aylar oldu gelmedin bilmediğin yol gibi…
Aklım fikrim ermedi bu gidişe bu gize,
Duydum göbek çok şişmiş yağlı kemik bol gibi…
Yıllar sonra döndü baba evine,
Sıva dökmüş kerpiç evin duvarı…
Köy virane yenik zaman devine,
Mera bekler çan takılı davarı…
Bu topraklarda doğduk çektik aynı havayı,
Dünya size bahar yaz bize her dem kışla güz…
Biz haklıydık siz haksız kazandınız davayı,
Yollarımız hep yokuş size dağlar neden düz…
Bu alnıma kara yazı yazan it,
Hiçbir baskın eğdirmedi başımı…
Yüreğinde kalsın hasret haydi git,
Göremezsin gözde akan yaşımı…
Haftanın üç gününde günün her öğününde,
Bulgur soğuk haline mecbur kalmak zor gibi…
Kazan kazan pişirdik bizim köy düğününde,
Tepsiler dolu geldi yedik leziz kor gibi…
Dördüncü gün de geldin sırtta kuru patlıcan,
Bu nasıl bir coğrafya kanla yoğrulmuş mazi,
Korkak adi yürekler hala insan kasabı…
Kirli ellerde Dünya mayın dolu arazi,
Dilini yutmuş canlar kalkıp sormaz hesabı…
Bir çığlıkla doğduk senin bağrına,
Feryat arşta Dünya sefil halımız…
Kandık yandık senin pembe çağrına,
Yaprak gazel param parça dalımız…
Sen yalanın talanın büyük yavuz ustası,
Verdin kalfalarına tonla dünya malını…
Yetmiyor oburlara koca havuz pastası,
Ağaçta meyve bitti yiyecekler dalını…
Çok büyük yalan söyle,
Boyundan bin büyük yalan söyle,
Gerçeği ta kökünden sök,
Denizleri okyanusları bir bardağa dök,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!