Tuz bastım yarama yuttum dilimi,
Karlı şafak vakti çıktım yollara…
Terk ettim yuvamı tatlı ilimi,
Veda torbasını taktım kollara…
Hedefimiz güneş ileri yöndü,
Çıkarına köle olmuş kadılar,
Kara giydi elinizde terazi…
Edep verir anne baba dadılar,
Hep hamsınız nasıl tarla arazi…
Zalim daldı garip gönül bağıma,
Her dem ayaz viran etti vefasız…
Kara bulut çöktü gençlik çağıma,
Yedi içti kaçtı gitti kafasız…
Renk renk ayakkabılar çok pahalı markalar,
Vur altına üstüne vur dilini yala sen…
Yiğitler göçtü gitti miras kaldı parkalar,
Vur altına üstüne vur dilini yala sen…
Vurdum sırta sevda dolu heybemi,
Gidiyorum bu saf gönül yaralı…
Görmez oldu nazlı yârim sobemi,
Görüyorum ipek saçlar taralı…
Gel gör dostum umut yitik dalgını,
İsyanı var kör talihe kadere…
Dert bin iken karşılıyor salgını,
Direniyor başa çökmüş kedere…
Tedbirli ol yok bu işin şakası,
Hasta dönmüş virüs yüklü kervana…
On binleri geçti ölüm vakası,
Lanet derler böyle kötü devrana…
VÜCUT KURDUDUR ŞEKER
Bir davetsiz misafir vücut kurdudur şeker,
On yıldır bedenimde yavaş yavaş yer beni…
Mezarlığa döndürdü dönüp duruyor teker,
Düşmandan yaman düşman geldi buldu şer beni…
Vefasız ordusu dökülür oldu,
Namertlik boy vermiş boğuyor zaman…
Mazlumun başına çökülür oldu,
Karanlıkta çakal doğuyor yaman…
Ateş düşsün ocağına,
Mecbur ettin gurbet ele…
Kardeş düşsün kucağına,
Gözün yaşı dönsün sele…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!