Kâhta Eski Çarşıda bir demirci dükkânı,
Çocuk yaşlarda vurdum soğuk sıcak demire…
Sevgi saygı emeğin insanlığın mekânı,
Canım babam ustamdı uydum tatlı emire…
Japonya’da seksen bir kat bina,
Sallıyor dokuz şiddetinde deprem,
Oturmuş koltuğuna Mai Megumi,
Karşılarında Haruka Kazuki,
Herkesin bir derdi var çare peşinde herkes,
Gel tabip sen derman ol kanayan her yaraya…
İlim irfan yuvası hastane doğru adres,
Üfürükçü muskacı sakın koyma araya…
Muayene teşhiste tecrübe teknik bilgi,
Ömrümün son deminin sensin baharı yazı,
Seninle güldü yüzüm şenlendi bahçe bağım…
Gözlerin umut oldu yüreğimin niyazı,
Tut ellerimden güzel tut benim gönül dağım…
Bu dünyada hamalım yüküm derttir çiledir,
Ayaz yedi düşlerim umudu ateş yaktı…
Namertte bin bir oyun işi gücü hiledir,
Gece gündüz gönlüme hüzün acı bıraktı…
Kara bağla başına Dört Ayaklı Minare,
Hedef almış yiğidi namert kurşun atıyor…
Bak gözümün yaşına nice yürek bin pare,
Tahir Elçi vurulmuş parke taşta yatıyor…
Aşktır canı can eden,
Yârin gitti yan beden,
Geri dön gel güzelim,
Bu kara gün an neden…
Gerçek dostluk kalpten kalbe halattır,
Kara günde Hızır gibi var olur…
Dert belada can siperdir polattır,
Yüreğine merhem olur kar olur…
Vur hançeri acıma,
Diri diri göm beni…
Ver haberi bacıma,
Diri diri göm beni…
Çileyi beşik ettin nazlı tatlı canıma,
Sen nasıl bir devirsin sen ne berbat zamansın…
Taş bastırdın ağlayan inleyen sol yanıma,
İçin için tutuşmuş alevsiz sap samansın…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!