Dağ çiçeğim doruk karım ak gülüm,
Buram buram tüter oldun gel yârim…
Aşk gerçeğim gönül harım pak gülüm,
Çok özledim halden bilmez el yârim…
Âşık olmuş söz dinlemez güç yetmez,
Kendine gel uslan artık dur gönül…
Zincir vursan bu sevdaya kâr etmez,
Dağları del pembe düşler kur gönül…
Katmer katmer dertler geldi başıma,
Talihim yok bahtım kara dağlı kız…
Kalbi mermer zehir kattı aşıma,
Yandı yürek azdı yara dağlı kız…
Ayna senin çevrene de bak biraz,
Bu soğukta sokaktaki aç bizim…
Çarkın döner köşe oldun madrabaz,
Dertten borçtan şu dökülen saç bizim…
Japonya’da seksen bir kat bina,
Sallıyor dokuz şiddetinde deprem,
Oturmuş koltuğuna Mai Megumi,
Karşılarında Haruka Kazuki,
Ne çok övdün eli kanlı dedeni,
Âlem bilir dünün vahşi zorbası…
Genç bir kadın temizledi edeni,
Yere düştü haram dolu torbası…
Kapı zili sesine yüreğin kulağı aç,
Derin kuyu yalnızlık gözden uzak kırık yol…
Akrabalık yerlerde sevgi saygıya muhtaç,
Bencilliğin zaferi insanlıkta iflas sol…
Kâhta Eski Çarşıda bir demirci dükkânı,
Çocuk yaşlarda vurdum soğuk sıcak demire…
Sevgi saygı emeğin insanlığın mekânı,
Canım babam ustamdı uydum tatlı emire…
Kara bağla başına Dört Ayaklı Minare,
Hedef almış yiğidi namert kurşun atıyor…
Bak gözümün yaşına nice yürek bin pare,
Tahir Elçi vurulmuş parke taşta yatıyor…
Aşktır canı can eden,
Yârin gitti yan beden,
Geri dön gel güzelim,
Bu kara gün an neden…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!