Ak uçurtmalar saldım masmavi gökyüzüne,
Seni aradım baba mazinin denizinde…
Hazan mevsimi düşmüş sılamızın düzüne,
Gam kedere boğuldum güzelliğin izinde…
Azgın olur itin iti,
Öfke kusar güçsüz cana…
Uzak tutun itin biti,
Açgözlüdür doymaz kana…
Kedi kadar nankör,
Tilki kadar kurnaz,
Karga kadar kindar,
Yılan kadar sinsi,
Kana susamış katil çıkmış güçsüz avına,
Baharında bir güldü aldı bıçak darbesi…
Anne baba dayanmaz bu acının lavına,
Güzellikle doluymuş Ceren kızın heybesi…
Aşk denizdir sensin sevgi limanım,
Üşüyorum kollarınla can gel sar…
Ayrılık dert hasret sarar kirmanım,
Düşüyorum tut elimden canım yar…
Nefesinle ısıt donmuş yüzümü,
Kara bağla başına Dört Ayaklı Minare,
Hedef almış yiğidi namert kurşun atıyor…
Bak gözümün yaşına nice yürek bin pare,
Tahir Elçi vurulmuş parke taşta yatıyor…
Yoğun bakımda gördüm iyi güzel insanı,
Sevdirdi güler yüzü Doktor Şafak Alat Bey...
Bahara erdim birden yaşar oldum Nisanı,
Kovdu kara kış güzü Doktor Şafak Alat Bey...
Doktor hemşire işçi emek sabır özveri,
Gönlüm senin aşk defterin günlüğün,
Sevdayı da çileyi de sen yazdın…
Tatlı ömrüm bağladığın önlüğün,
Seher yelim sen bahardın sen yazdın…
Nazlı şirin benim iki gözümdün,
Kâhta Eski Çarşıda bir demirci dükkânı,
Çocuk yaşlarda vurdum soğuk sıcak demire…
Sevgi saygı emeğin insanlığın mekânı,
Canım babam ustamdı uydum tatlı emire…
Gel güzelim tüm dertlerin kül olsun,
Ömür kısa renk katalım bu hana…
Gel özelim gönül bahçen gül dolsun,
Dizde takat gözde nur ol bu cana…
Gel bir tanem özüme sal özünü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!