Sensiz hüsran bu şehirde geceler,
Saat durmuş uyku firar ahrazım…
Kara giymiş cümle sözcük heceler,
Sandalyede çökmüş kalmış enkazım…
Üzerime doğru gelir dört duvar,
Biliyorum bir tanem,
Sevdiceğim görüyorum,
Günler huzura aç,
Geceler uykuya muhtaç,
Ömrümün kara kaplı defterini,
Doldursa da gurbet,
Sürü görme bizim gibi kulları,
İlah görme paraları pulları,
Adam etmez büyük marka çulları,
Tilki beyin katran yürek bir yüktür…
Keder tiryakisi ömrümün,
Küllükte sigarayım,
Gönül duman duman,
Talihi topal fukarayım…
Yükü ağır gönlümün,
Donmuş denizin üstünde,
Buz parçalarıydı geçmiş,
Bizde bir türlü erimedi buz,
Dile gelmedi sırlar...
Değneksiz köyün iti,
Her sofrası açık büfe doymuyor,
Çalışanı can yerine koymuyor,
Tek istisna annesini soymuyor,
O da çulsuz soysa çıplak kalacak…
Seni gördüm sokakta at gözlüğü takmıştın,
Sen sana çok âşıktın yakışmıştı kafaya…
Yüzüyordun haramda insanlığı yakmıştın,
Çıkarına kaşıktın sırt dönmüştün vefaya…
Bal katmışlar mayasına,
Baldan tatlı benim yârim…
Kına yakmış ayasına,
Aşkım sevdam gönül harım…
Bacaklarımda ağrı turisttir gündüz gece,
Bir o yana bu yana gezer durur yel gibi…
Yıllardır çözemedim bu nasıl bir bilmece,
Sıkar yıkar her yeri hain güçlü el gibi…
Aşkın sana sevdiğini yazıyor,
Bu sevdadan gönlüm bıktı diyorsun…
Bahçenizde gül yerleri kazıyor,
Renk renk güller canım sıktı diyorsun…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!