Düşmüşsün yel önüne,
Hani nerede,
Can bulduğun toprak
Kök ağaç dal,
Market market dolaştım gezdim nice bakkalı,
Fiyatlar çıkmış arşa maaşım cüce kalmış…
Değneksiz köy misali dolmuş kurdu çakalı,
Etikette rakamı büyütmüş yüce salmış…
Mevsim yangın mevsimi,
Hava çok sıcak kavuruyor dört yanı,
Hava kupkuru kaplamış alanı,
Yangın tehlikesi var diyor meteoroloji…
Yaz diyorsun sen bana ne yazayım efendim,
Hırsıza hırsız demek bir suç olmuş bu çağda…
Kaz yiyorsun sor bana tavuğa hasret kendim,
Eşkıya il ilçede gezmiyor artık dağda…
“Mehmet Çakar’a Sevgilerimle”
Seher vakti yaktı ölüm haberi,
Ağla gönül kara bağla yan gönül…
Bitti gurbet toprağında makberi,
Fitne fesat kıskanç karı,
Bir gül değil yanık külsün…
Ayaz vurmuş hazan darı,
Bir gül değil yanık külsün…
Çıkarına köle olmuş kadılar,
Kara giydi elinizde terazi…
Edep verir anne baba dadılar,
Hep hamsınız nasıl tarla arazi…
Zalim daldı garip gönül bağıma,
Her dem ayaz viran etti vefasız…
Kara bulut çöktü gençlik çağıma,
Yedi içti kaçtı gitti kafasız…
Renk renk ayakkabılar çok pahalı markalar,
Vur altına üstüne vur dilini yala sen…
Yiğitler göçtü gitti miras kaldı parkalar,
Vur altına üstüne vur dilini yala sen…
Vurdum sırta sevda dolu heybemi,
Gidiyorum bu saf gönül yaralı…
Görmez oldu nazlı yârim sobemi,
Görüyorum ipek saçlar taralı…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!