Mevsim soğuk kapkaranlık gökyüzü,
Hüzün sardı bu Aralık gecesi…
Ayrılığa kan ağlıyor dağ düzü,
Dön gel artık yüreğimin ecesi…
Kar altında kaldırımda bir âşık,
Tek yareni solgun sokak lambası…
Pencerede ne yâri var ne ışık,
Boynu bükük zemheride çabası…
Hüzün taşır akrep ile yelkovan,
Kâhta’nın düzünde oy acı bir yel esiyor,
Gizli gizli akıyor yüreğime gözyaşım…
Ayaz olmuş acılar jilet gibi kesiyor,
Ellerimden tutmuyor artık canım kandaşım…
Haydi durma sıva balçıkla güneşi,
Kapat düğmesini sönsün ışıldak…
Zifiri karanlık saklar kalleşi,
Yürüt işlerini yürüt fırıldak…
Yüreğimi avucuna al konuş,
Sevdan çarptı oldum deli divane…
Pencerende boyun bükmüş garip kuş,
Etrafında bir kanatsız pervane…
Güzel ülkem,
Cennet ülkem,
Uğradın asrın ihanetine,
Betondan lüks tabutlar,
Kem talihim kör kaderim bu ne hal,
Kavrulursun zulmün kahpe yelinde…
Can pederim dertle yaptı hasbıhal,
Savrulursun ömrüm zalim yelinde…
ATEŞİN YAKTI BENİ
Duydu ayak sesini huzur kaçtı bu evden,
Gelmez çalmaz olaydın bu kapının zilini…
Duvar pencere bile aciz kaldı görevden,
Engellemek ne mümkün çatal zehir dilini…
Eda Güverçinci Hemşireye Sevgilerle.
Güleç yüzlü hemşire geldi aldı görevi,
Hızı dikkati ile becerikli bir ateş…
Böyle yapmalı insan verilen her ödevi,
Hastane koğuşuna şavkını vurdu güneş…
Bedenimde ruhumda karanlık kanlı pençe,
Bir ömür esti durdu zulmün kara yelleri…
Kollarımda iz yaptı kinli demir kelepçe,
Boğazımı çok sıktı kirli kalbin elleri…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!