Gel güzelim tüm dertlerin kül olsun,
Ömür kısa renk katalım bu hana…
Gel özelim gönül bahçen gül dolsun,
Dizde takat gözde nur ol bu cana…
Gel bir tanem özüme sal özünü,
Bu canımdan çok sevdiğim nazlı yar,
Günler geçti selam gönder haber sal…
Hüzün sardı sensiz zindan bu diyar,
Perişanım dizler tutmaz dilim lal…
Gönlüm özler dağın düzün,
Hüzün keder yüklü sözün,
Sevdalını görmez gözün,
Gurbet elde kaldım Kâhta’m…
Fitoterapi demek bitkilerle tedavi,
Bu bir bilim dalıdır uzmanı Damla Kılıç…
İyileşir hastalar göğü görür masmavi,
Bu bir bilim dalıdır uzmanı Damla Kılıç…
Üflüyorum sönmüş ateşe,
Külle doluyor yüzüm,
Sensiz yaşanmıyor umut,
Yeniden filiz ver,
Kardelendin hep,
Hayat edebiyat değil,
Neden kalsın hesaplar bir bilinmez mahşere,
Zıkkım yesin kadılar, vicdan haktır adalet...
Bu dünyada verilsin ceza suçlu beşere,
Hukuk gölge istemez güçlüye olmaz alet…
“Mehmet Cantekin’e Saygılarımla”
Geldi geçti yarım asır arttı acın hiç dinmedi,
Zaman bile ilaç değil bil Adıyaman dün gibi…
Daha yaşım on altı atıldım nezarete,
Sabah akşam falaka dövüldüm hiç uğruna…
Şiirim gazetede bak işe mazerete,
İhbar etmiş yalaka dövüldüm hiç uğruna…
Akrabalar akbabalar komşular,
Pazar günü bizim evde düğün var…
Bal kaymaklar limoniler turşular,
Pazar günü bizim evde düğün var…
Gül yüzlü sevdiceğim gönül köşkün ecesi,
Bakma öyle bir garip uzak durma el gibi…
Sevdalı bu ömrümün sensin gündüz gecesi,
Hasretinle gözyaşım akar gider sel gibi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!