Toprak dam bakır leğen ilk çığlığa tanıktır,
Kar altındaydı o gün güzel Kâhta Ovası…
Özgürlük sevdasında gönül her dem sanıktır,
Şahsi kavgam yok benim bu insanlık davası…
Sen öyle dur gül yüzüne bakayım,
Yüzün nuru yeter bana sevgilim…
Saçlarına al gülleri takayım,
Aşk içerim kana kana sevgilim…
Çektin gittin bir elveda der insan,
Bu tavırlar bir yay gibi geriyor…
İki gözüm bol yağmurlu bir Nisan,
Yürek yasta gidişini yeriyor…
Mert insanda hal ve tavır çok nettir,
Söz ağızdan çıktığı an senettir,
Bile bile sözden dönen lanettir,
Boyu aşan düzde şaşan laf etme…
Utanmıyor sözcüklerin cambazı,
Ermiş diyor eli kanlı katile…
Büyük başmış fitne fesat gammazı,
Altın diyor paslı bakır sitile…
Köşe döndü dünün tavuk hırsızı,
Sen seni biliyorsun bilmez eş dost diğeri,
Hastane koridoru adım adım ezberdir…
Şeker yedi bedeni sular sardı ciğeri,
Canımın zemherisi yolun sonu makberdir…
Acılar caddesinde boynu bükük sokakta,
Karalar giymiş gördüm kara bahtlı kaderi…
Talihi bekler durur aracı yok durakta,
Haramzade elinde dağa dönmüş kederi…
Ölüm kuyusu kömür ocağı,
Güneş’e havaya hasret vardiyalarda,
Yorgun terden sırılsıklam bedenler,
Sıvanır kömürün kara tozuyla,
Ecelle kol kola geçer zaman,
Kapanmaz borçlar ayın otuzuyla…
Konuk geldi gitti ablamın gülü,
Özlem pınarından su içti gurbet…
Sayılı gün bitti koyduk virgülü,
Gönül bahçesinden gül biçti sohbet…
Sordum dağı taşı ağacı dalı,
Üç yüz altmış beşin bu son nefesi,
Yirmi dördü öptü akrep yelkovan…
Kirlenmiş sakalı devrilmiş fesi,
Elinde asası yüz göz kan revan…
Günlerin kilidi kanlı zorbada,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!