“Torunları Leyla ve Ruken Çakar’a Sevgilerimle”
Bir ömür,
Yaşadılar sevdanın hasını,
Çakal girmiş kurt postunun içine,
Değneksiz köy arar durur her zaman…
Sahip birmiş murt tostunun (p)içine,
Satılıktır ver bol sapla bol saman…
Gökyüzünden in Sunam kon göğsümün üstüne,
Yaralarımı sen sar yüreğime derman ol…
Alın terim göz nurum çiçek olsun büstüne,
Ömrümün son demine cennet gibi zaman ol…
Yazı yazar sağır duymaz,
Aman havar çağır duymaz,
Dilde gerçek bağır duymaz,
Gözün yaştır Adıyaman…
Gönlümün dermanı kara gözlerin,
Mahşere kalma yar bu Dünya’da gel…
Ölümü diriltir şirin sözlerin,
Mahşere kalma yar bu Dünya’da gel…
Felek vurdun taştan taşa,
Yeter deşme özüm benim…
Mendil yetmez akan yaşa,
İki çeşme gözüm benim…
Ufuk yine kuşanmış al şalını,
Efkâr koydum kadehime içerim…
Soran olmaz gariplerin halini,
Ben burada kör geceye geçerim…
Çek elini kahpe felek yakamdan,
Kara kömür ettin alın yazımı…
Deldin durdun ne istedin takamdan,
Yaşatmadın bir gün bahar yazımı…
“İ. Halil Bayram’a Sevgilerimle”
Yüzde çember sakalı kafasında kırk tilki,
Külahlı şeytan sardı köşe bucak alanı…
Uzuyor geceler sabah gelmiyor,
Bir başına kalmak ahu zar bana…
Karanlık zırhını az ok delmiyor,
El aşına dalmak susmak nar bana…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!