Ayrıldım sıladan şafak sökmeden,
Gözlerim yüreğim geride kaldı…
Annem tas tas suyu yola dökmeden,
Sessizce ağladı sokakta daldı…
Vücudun baş düşmanı sinsi şeker illeti,
Görünmez kemirgendir esir alır canını…
Geç kalırsan çare yok ecel keser bileti,
Hasret koyar güneşe zindan eder tanını…
Gitti gidiyordu ömür bu akşam,
Dağın altındaydı göğüs kafesim…
Hayat bir solukmuş bir kuşmuş yaşam,
Doktor hemşireler oldu nefesim…
Sen gideli bu eve gül yüzlü huzur geldi,
Her sabah güneş umut her gece mehtap sevda…
Tam yedi yıl gönlümü kül sözlü munzur deldi,
Yola gelirsin diye ömrümü ettim feda…
Gizli aşkım bu kalp senle bahtiyar,
Sana bile sezdirmedim güzelim…
Sevdan beni gezdiriyor dört diyar,
Dosta ele ezdirmedim özelim…
Gün Pazar vakit akşam göğüs cerrahi sessiz,
Konuk edecek yarın ameliyat masası…
Eşimle oğlum kızım bekleyecek nefessiz,
İnsanoğlu duygudur bitmez kuşku tasası…
Işıklar el sallıyor koğuş penceresine,
“Mersin Üniversitesi Göğüs Cerrahiye Sevgiler”
Erhan Ayan hocamız şefkat dolu bir yürek,
Bilgi deney yüklenmiş geçmiş takım başına…
Tanık oldum çabaya boşa çekmiyor kürek,
Derman arıyor hepsi acıya gözyaşına…
Gitti ömür yel gibi dön desem dönmez geri,
Çocukluk yarım aşlı ergenlik gözü yaşlı…
Gençliğe kurşun sıktı eli kanlı serseri,
Düşman silahlı taşlı gece günden telaşlı…
Bu gönlümün sahibini çağırın,
Kendi sarsın kanattığı yarayı…
Duymaz ise davul çalın bağırın,
Yola çıksın uzatmasın arayı…
Var sevdiğim can bulduğun toprağa,
İlk orada gördüm ela gözünü…
Selam söyle dala güle yaprağa,
Sevda yaptım seviyorum sözünü…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!