Bu kış günü bir kulak ver çağrıma,
Seher vakti gel kapımı çal canan…
Özlem ateş geldi çöktü bağrıma,
Ayrılık zor ağır yükü al canan…
Sensizliğin hüznü ağır gün geceden de kara,
Durmuş akrep yelkovan kovalıyor dert derdi…
Gelmeden kanar durur kapanmaz benim yara,
Kara sevda hançeri yere serer her merdi…
Gönlüm özler dağın düzün,
Hüzün keder yüklü sözün,
Sevdalını görmez gözün,
Gurbet elde kaldım Kâhta’m…
Fitoterapi demek bitkilerle tedavi,
Bu bir bilim dalıdır uzmanı Damla Kılıç…
İyileşir hastalar göğü görür masmavi,
Bu bir bilim dalıdır uzmanı Damla Kılıç…
Çok özledim seni,
Çekirdeği özlediğim kadar,
İşe yaradı bu ayrılık,
Sevindirdi beni,
Sözleşmeli asker ol,
“Mehmet Cantekin’e Saygılarımla”
Geldi geçti yarım asır arttı acın hiç dinmedi,
Zaman bile ilaç değil bil Adıyaman dün gibi…
Daha yaşım on altı atıldım nezarete,
Sabah akşam falaka dövüldüm hiç uğruna…
Şiirim gazetede bak işe mazerete,
İhbar etmiş yalaka dövüldüm hiç uğruna…
Neden kalsın hesaplar bir bilinmez mahşere,
Zıkkım yesin kadılar, vicdan haktır adalet...
Bu dünyada verilsin ceza suçlu beşere,
Hukuk gölge istemez güçlüye olmaz alet…
Akrabalar akbabalar komşular,
Pazar günü bizim evde düğün var…
Bal kaymaklar limoniler turşular,
Pazar günü bizim evde düğün var…
Gül yüzlü sevdiceğim gönül köşkün ecesi,
Bakma öyle bir garip uzak durma el gibi…
Sevdalı bu ömrümün sensin gündüz gecesi,
Hasretinle gözyaşım akar gider sel gibi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!