Kar getir ciğerime yüce Nemrut Dağından,
Koy üstüne soğutsun sönmeyen bu ateşi…
Koparıldı Kâhta’nın bahçesinden bağından,
Yitirdim Mehmet’imi yitirdim can kardeşi…
Cahil ve açgözlüler kıskacında hayat,
Kanlı kirli ellerin sancısı,
Yüreğimizdeki hoyrat ağrı…
Boşanmış zincirlerinden vahşet,
Coğrafyamız kan gölü yine,
Kara kirli bir zaman sanki kanlı Kerbela,
Kalbi beyni haraplar azgın kadın kasabı…
Yerde gökte denizde yağıyor başa bela,
Yangın yeri yürekler soran yok ki hesabı…
Bu son ayda hastalık sıktı iki yakamı,
Teşhisler ayrı ayrı kafayı yedim baba…
Taştan taşa vuruyor karayeller takamı,
Kalmadı direnç gayrı kafayı yedim baba…
Kalp yetmezliği dedi dâhiliye doktoru,
Misket topaç kil toprak telden tren demir çember,
Ömrün çocukluk çağı sen de kaldı bir yanım…
Kerpiç ev geniş avlu tüm güller miski amber,
Güzelim üzüm bağı sen de kaldı bir yanım…
Güle güle git dostum Kâhta’nın yiğit sesi,
Giden bedendir Mıçe baki kalır hoş sedan…
Sen tanıttın ilçeyi davet ettin herkesi,
Giden bedendir Mıçe baki kalır hoş sedan…
Yıl iki bin yirmi beş bu gün on altı Şubat,
Yer üstünde son günün güle güle git Mıçe…
Bu Dünyayla kesildi artık senin irtibat,
Yer üstünde son günün güle güle git Mıçe…
Vakit çok geç ipe çektim uykuyu,
Cepte çerez yaptı beyin geceyi…
Gönül dünden çöpe atmış korkuyu,
Ömür gördü alevlerde Lice’yi…
Bol parayla arşa çıkmış burunlar,
İpek bebek tatlı bebek güzelsin,
Çabuk büyü bu dünyayı gez bebek…
Anne baba meleğisin özelsin,
Kurban olsun sana mama bez bebek…
İsyankâr düşlerimin nefesi,
Tükenme sakın,
Sevindirme kafesi,
Sabret büyük güne dek,
Yıpransa da beden,
İnatla direnmek gerek…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!