İki üç yüz kelime kültürünün sözlüğü,
Bütün ömrü evle iş kahvehane arası…
Kulaktan duyma bilgi gözünde at gözlüğü,
Gönlüne ilaç gelir kabadayı narası…
Acılar caddesinde boynu bükük sokakta,
Karalar giymiş gördüm kara bahtlı kaderi…
Talihi bekler durur aracı yok durakta,
Haramzade elinde dağa dönmüş kederi…
Ölüm kuyusu kömür ocağı,
Güneş’e havaya hasret vardiyalarda,
Yorgun terden sırılsıklam bedenler,
Sıvanır kömürün kara tozuyla,
Ecelle kol kola geçer zaman,
Kapanmaz borçlar ayın otuzuyla…
Sen seni biliyorsun bilmez eş dost diğeri,
Hastane koridoru adım adım ezberdir…
Şeker yedi bedeni sular sardı ciğeri,
Canımın zemherisi yolun sonu makberdir…
Bu Dünyanın patronu hem imamla rahibi,
Kafada kırk bez sargı sünnetli pipi başı…
Ben bir garip kiracı o daire sahibi,
Dili geçti karışı oynatır gözü kaşı…
Zulmün tanığıyım hem de mağduru,
Küçük yaşta gördüm On İki Mart’ı…
Suçsuz sanığıyım dövdü boduru,
Elim gözüm bağlı duydum zurt zartı…
Deli deli esen rüzgâr,
Dağıt gitsin çöken efkâr,
Dünya zindan gece hüzün,
Bedenime çığ olsun kar...
TADI YOK
Yalnızlık çöktü haneme,
Tadı yok dostlar,
Dört dörtlük yemeğin…
“Doktor Sungur Selim Sinan Beye Sevgiler”
Ayna insan görmeli yürek vicdan dolmalı,
Sen hep böyle güzel kal Sungur Selim Sinan Bey…
Her taraf sis her yer duman,
Taş yağacak başımıza…
Kirlendi gök toprak umman,
Taş yağacak başımıza…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!