Konuk geldi gitti ablamın gülü,
Özlem pınarından su içti gurbet…
Sayılı gün bitti koyduk virgülü,
Gönül bahçesinden gül biçti sohbet…
Sordum dağı taşı ağacı dalı,
Üç yüz altmış beşin bu son nefesi,
Yirmi dördü öptü akrep yelkovan…
Kirlenmiş sakalı devrilmiş fesi,
Elinde asası yüz göz kan revan…
Günlerin kilidi kanlı zorbada,
Kan ağlıyor yüreğim kan,
Sorar tarih hesabını…
Altı Mayıs aldı üç can,
Sorar tarih hesabını…
Her dem halka karşı duran,
Doğduğum topraklara bir gün düşerse yolun,
Bahçelere bağlara neler olmuş hele sor…
Elini verdiklerin koparırlarsa kolun,
Dost mert yiğit sağlara neler olmuş hele sor…
İki üç yüz kelime kültürünün sözlüğü,
Bütün ömrü evle iş kahvehane arası…
Kulaktan duyma bilgi gözünde at gözlüğü,
Gönlüne ilaç gelir kabadayı narası…
Acılar caddesinde boynu bükük sokakta,
Karalar giymiş gördüm kara bahtlı kaderi…
Talihi bekler durur aracı yok durakta,
Haramzade elinde dağa dönmüş kederi…
Ölüm kuyusu kömür ocağı,
Güneş’e havaya hasret vardiyalarda,
Yorgun terden sırılsıklam bedenler,
Sıvanır kömürün kara tozuyla,
Ecelle kol kola geçer zaman,
Kapanmaz borçlar ayın otuzuyla…
Zulmün tanığıyım hem de mağduru,
Küçük yaşta gördüm On İki Mart’ı…
Suçsuz sanığıyım dövdü boduru,
Elim gözüm bağlı duydum zurt zartı…
Bu Dünyanın patronu hem imamla rahibi,
Kafada kırk bez sargı sünnetli pipi başı…
Ben bir garip kiracı o daire sahibi,
Dili geçti karışı oynatır gözü kaşı…
Sen seni biliyorsun bilmez eş dost diğeri,
Hastane koridoru adım adım ezberdir…
Şeker yedi bedeni sular sardı ciğeri,
Canımın zemherisi yolun sonu makberdir…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!