Haydi durma sıva balçıkla güneşi,
Kapat düğmesini sönsün ışıldak…
Zifiri karanlık saklar kalleşi,
Yürüt işlerini yürüt fırıldak…
Felek verdin bin bir derdi,
Direnirim gündüz gece…
Bela ettin hep namerdi,
Can kemirir ince ince…
Dik dur,
Boynunu bükme sakın,
Yüreğine akıt gözyaşlarını,
Söndürsün alev alev yangını,
Onun bunun çocuğu bir acayip mahlûkat,
Yüzü domuz derisi ağzı kenef büzüdür…
Giymiş puştluk gocuğu batıyor her hakikat,
Namertlik öz gömleği kinle nefret cüzüdür…
Çıktı mazlum rolünden geçti suyun başına,
Havuzunu doldurdu bu kendine Müslüman…
Her tat nimetler kattı süslü sofra aşına,
Nice fidan soldurdu bu kendine Müslüman…
Azgın itin keskin azı dişleri,
Tenimizde kan kırmızı iz yaptı…
Üstlendiler bütün kirli işleri,
Sorgularda direnç bizi biz yaptı…
Gece gündüz köşe bucak pustular,
Yaralı yüreğimi şavkın ile kucakla,
Yaşama umudu ek kızıl sabah güneşi…
Götür buluştur yine köy kasaba bucakla,
İlk gün ki heyecanla yansın bilim ateşi…
Yaz baharımı çaldın kışta yalnız bıraktın,
Sever gibi davrandın ikiyüzlü riyakâr…
Dilde sevda masalı bu gönülden ıraktın,
Sever gibi davrandın ikiyüzlü riyakâr…
Haber verin tatlı sözlü babama,
Çıktım yola geliyorum Kâhta’ya…
Güller derin yiğit özlü obama,
Çıktım yola geliyorum Kâhta’ya…
El pençe divan durur gece gündüz paraya,
Ayakaltı paspası koltuğun yalakası…
Beyi için kudurur beyaz der kapkaraya,
Yalan küfür hakaret dilinin falakası…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!