“Kâhtalı Asiye Yıldırım’a Saygılarımla”
Kâhta’nın avlulu kerpiç evleri,
Yaz bahar gül kokardı seher vakti,
Ömrün sonbaharı döndüm gazele,
Bir zamanlar gençtim ben de sen gibi…
Sevdaydım umuttum birçok güzele,
Gitti dün arama sen de ben gibi…
Reyhan nane kokuyor senin ipek saçların,
Gül yüzünde gül açmış güneş ay gözün kaşın…
Yürek sevda dokuyor dil aşk balı açların,
Sen asil bir kadınsın alnın ak diktir başın…
Dünya yükü sırtlarına vurulur,
Kahpe felek mazlum insan değil mi?
Ömür boyu bin bir tuzak kurulur,
Kahpe felek mazlum insan değil mi?
Aşkın kanununu yazan değilim,
Yanlış adam sevdin yaranı sen sar…
Sevdana mezarı kazan değilim,
Çapkın vefasıza dünyayı et dar…
Hastane yatağında doldu sekizinci gün,
Doktor geldi bu sabah gülüyordu gül yüzü…
İki yüzden düşürmüş enfeksiyon tam sürgün,
Yaşamak istiyorum gece ile gündüzü…
Sağ sütünü koyunların Şehriban,
Koy kazana peynir olsun yağ olsun…
Gör bütünü oyunların gariban,
Köylü kızı senin canın sağ olsun…
Dünya yükü ağır gelir omuza,
Uykusuz mahmur gözler öptü seher yelini,
Kaldırımlar ağladı boynu bükük adama…
Nazlı yârin hasreti basmış gönül telini,
Mutluluğun pabucu atılmış viran dama…
Aynı kökün dalından her bir yaprak ayrı can,
Açık olsun yolları hiç üzülme sal gitsin…
Haz duyarlar balından derdin görmez göz mercan,
Uzak olsun kolları yükü yere çal gitsin…
Saydık canı gönülden çıkarsız sevdik seni,
İyi insan güzel dost Sait Budak Öğretmen…
Halk sevgisi ödüldür sundu sana gülşeni,
İyi insan güzel dost Sait Budak Öğretmen…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!