Her gün on kez bu kapıdan geçersin,
Geçme güzel benden sana yar olmaz…
Sen kendine imkânsızı seçersin,
Seçme güzel gül dalında nar olmaz…
İki ayak iki elin dudak yanak kulağın var,
Kalıbına baktım yandım ben de seni adam sandım…
İşkemben var kel kafan var yürek ciğer dalağın var,
Kalıbına baktım yandım ben de seni adam sandım…
Kedi kadar nankör,
Tilki kadar kurnaz,
Karga kadar kindar,
Yılan kadar sinsi,
Aşkın ile yaktın beni çırasız,
Eriyorum yavaş yavaş Bedriye…
Gideceğim bu Dünya’dan sırasız,
Neden açtın aşka savaş Bedriye…
Şarkılar söyle bana merhem olsun yarama,
Acı dolu yüreğim içsin huzur şarabı…
Vurgun yedim sığındım kaşı gözü karama
Hekim ol iyileştir gönül köşkü harabı…
“Mahmut Güllü’ye saygılarımla”
Mezarında ağladım Kâhta güneşi gördü,
Güzel canlar yan yana gözyaşlarım oldu sel…
Aldı sizi bizlerden felek ağını ördü,
Doğan güne esen yele ver haber,
Ben bu aşka yürek koydum yar dedim…
Gönül gözüm sevdiğine der dilber,
Sevmem başka bir tek yârim var dedim…
Günler gelip geçiyor yollarda hala gözüm,
Ne bir haber gönderdin ne de senden haber var…
Beynimde bin bir kuşku kor ateşlerde özüm,
Ne bir haber gönderdin ne de senden haber var…
Gel demlen,
Sabrın erdeminde,
Kulaç at yılmadan,
Hayatın parlak yüzüne…
Halaya dur,
Aşk ayazda sarkmış buzdan saçaklar,
Güneşim ol gel çöz gönül buzunu…
Sensiz uyku huzur sevinç kaçaklar,
Kat ömrüme kimyon nane tuzunu…
Ol bağrımda yüce dağın kekiği,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!