“İbrahim Gürbüzcan’a Sevgilerimle”
Nemrut Dağı ağladı yas tuttu Kâhta Çayı,
Acın yürek dağladı baba dede İbrahim…
Duydum ki göçmüşsün bu fani dünyadan,
Çocukluk günlerimiz geldi aklıma,
Bahçeci Cımo’nun büyük bahçesi,
Hükümet konağının önündeki havuz,
Ne bir malzeme çıkar ne odun olur yanar,
Dış aldatır insanı içi boş çürük kütük…
Yüreği nasır âdem kullar çuluna kanar,
Kış eder gül Nisanı içi boş çürük kütük…
İki gözüm yollarda gönlüm açmış kapıyı,
İkinci baharım ol sultanım ol gel Fatma…
Sevgini kat sevgime şenlendir bu yapıyı,
İkinci baharım ol sultanım ol gel Fatma…
Toprak dam bakır leğen ilk çığlığa tanıktır,
Kar altındaydı o gün güzel Kâhta Ovası…
Özgürlük sevdasında gönül her dem sanıktır,
Şahsi kavgam yok benim bu insanlık davası…
Sevdiğime pişman ettin sen beni,
Dört mevsim de oldu benim hazanım…
Bir mum gibi eritirsin bedeni,
Bu kadar naz öldürecek nazanım…
Sen öyle dur gül yüzüne bakayım,
Yüzün nuru yeter bana sevgilim…
Saçlarına al gülleri takayım,
Aşk içerim kana kana sevgilim…
Çektin gittin bir elveda der insan,
Bu tavırlar bir yay gibi geriyor…
İki gözüm bol yağmurlu bir Nisan,
Yürek yasta gidişini yeriyor…
Mert insanda hal ve tavır çok nettir,
Söz ağızdan çıktığı an senettir,
Bile bile sözden dönen lanettir,
Boyu aşan düzde şaşan laf etme…
Utanmıyor sözcüklerin cambazı,
Ermiş diyor eli kanlı katile…
Büyük başmış fitne fesat gammazı,
Altın diyor paslı bakır sitile…
Köşe döndü dünün tavuk hırsızı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!