Ankara’nın göğüne bir yasak astılar,
güneşi de mühürlediler sandılar.
“Yürümek yasak!” dediler,
“Yan yana durmak yasak!”
Sanki insan yan yana durunca
yerinden oynayacak saraylar,
sanki bir işçinin sesi
duvarları çatlatacak.
Ama bilmezler
işçinin susmasıyla susmaz maden.
Karanlığın altında
kömür değil yalnız,
yılların öfkesi birikir.
Bir madenci çıkar gelir
elinde nasır, yüzünde kara,
cebinde alın teriyle.
Der ki:
“Ben ekmek istiyorum kardeşim,
sadaka değil.
Hakkımı istiyorum,
lütuf değil.
Çocuklarımın geleceğini istiyorum,
korku değil!”
Seksen kişiyi alıp götürdüler
bir gecenin soğuğunda.
Seksen ses,
seksen yürek,
seksen ekmek kavgası...
Sandılar ki
kelepçe vurunca bileklere
özgürlük de kelepçelenir.
Yanıldılar!
Çünkü madencinin yumruğu
yalnız yumruk değildir;
yerin bin metre altında
taşa çarpıp dönen
bin yıllık bir yankıdır.
Ankara susturulabilir mi?
Bir meydanı kapatabilirsin,
bir sokağı çevirebilirsin polisle,
bir pankartı indirebilirsin,
bir işçiyi gözaltına alabilirsin.
Ama
bir annenin sofrasındaki eksik ekmeği
gözaltına alamazsın!
Bir çocuğun
“Babam ne zaman gelecek?” sorusunu
yasaklayamazsın!
Ve madenin dibinde
karanlığa karşı yanan
o küçücük lambayı
kararnameyle söndüremezsin!
Ey Ankara!
Sen yalnız bakanlıkların,
sarayların,
makam arabalarının kenti değilsin.
Sen
hakkını arayan işçinin ayak sesisin,
öğrencinin sloganı,
emeklinin bekleyişi,
kadının haykırışı,
madencinin nasırlı elisin.
Bugün meydanları kapatanlar
şunu iyi bilsin:
Yasaklar büyüdükçe
öfke de büyür.
Duvar yükseldikçe
ses yankılanır.
Ve bir gün
en ağır kapılar bile açılır
işçinin omuzlarıyla.
Çünkü tarih
patronların kasasında değil,
emekçinin alnında yazılır.
Bugün seksen kişiyi götürdünüz...
Yarın
seksen değil,
seksen bin kişi
aynı türküyü söyleyebilir:
“Hakkımızı verin!”
Ve o gün
Ankara’nın taşına toprağına
öyle bir ses düşer ki
sarayın bütün pencereleri titrer.
Çünkü
işçi yürüyorsa
memleket yürüyor demektir.
İşçi susmuyorsa
gelecek susmuyor demektir.
Madenci ayağa kalkmışsa
yerin altındaki karanlık
artık gökyüzüne çıkmış demektir.
Hikmet Metin Çavdar
Hikmet Metin ÇavdarKayıt Tarihi : 12.08.2026 20:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!