Yüzümü ortaya koydum,
ve 'kaderde varsa, yeniden dokunmak' dediler
'teninden alamazsın kendini'
Gecenin geç vakti,
aklımdan geçenler, sahilyolunu kaplamışken,
İşte yollardan, göklerden süzülerek,
bir anda tüm mahpusluklarımı geride bırakarak geldim özgürlüğün şehrine,
nefesim daha bir nefes, sözüm daha bir anlatılır oldu.
toprağını öptüm, yanaklarından,
işte döndüm yollarına, göklerine iç çekerek derinden.
Daha üstüme başıma bakmadan sabahın saati,
gülüşün daha aklımdan çıkmadan,
eloğlu sokak sokak kapatmadan memleketim İstanbul'u
sokağıma esir düştü yağmur damlaları,
ay dolu göklerin hürriyetinden,
Dördüncü katında
oturduğun bir kıraathanedeyim
üç yanımda üç kişi papazlarla ve kızlarla hesabına zaman öldürüyoruz.
sesimin kırıklığı, saçlarımın uzunluğu yada sakallarımın dağınıklığından öte
bir tek şu an içinde kağıtların dizilimlerini ve atış sıralarını düşünmekteyim.
içimde zamanın ölmüşlüğünden mi kendimi kaybetmişlikten mi anlayamadığım bir sıkıntı
yazmaktadır binlerce göz
binlerce parmak şıklamaktadır üzerinde daktiloların, tuşlarının
dökülmektedir kaleme, kağıda, yazıya
içinde çocuk canavarlarının olduğu, gerçek dışı sevgilerle öpenleri
sarıldığında, daha bir kan emenleri...
Ne oldu?
bütün kalabalıkların dağıldığı yerde duruyorsun.
sesin hiç çıkmıyor!
bir şeylere canın sıkılmış olmalı...
Ne oldu?
Yorgun ama uykusuz bir gece geçer,
kapı önünde üçe üç çadırların altında,
rüzgar kendi uzun saçlarına boğar seni, boğar durur, nefessiz bırakır gürleyerek,
senin dışarıya açılan kapın ise hep kilitli durmalıdır,
çünkü kıymetlidir içinde sakladığın sessizlik, kapağını açmaya kıyamazsın onun.
Yolun sonu artık,
devam edecek bir yol yok.
her şeyin bittiği yer,
ötede hiç bir şey yok.
bundan sonra yolu sen çizeceksin,
tek başına,
027
Yağmura doğru gel,
gel;
susuştuğun sokakların içinden geçerek,
çatlak camın böldüğü yüzlerin içinden geçerken...
üzülüp tüm duvarları açık sarıya boyadığında.
Ben yazdım, ben yazdım, ben yazdım, ben.
soğuk vurmuştu duvarları, ağaçlar çoktan kurumuştu
yağmur yağmaktan, günah işlenmekten,
usanmaz olmuştu su sevmeyi yıkamaktan.
Duvarın köşesinde, duvarın içerisinde, duvarın ötesinde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!