Sabaha kadar bekleyip doğmasını,
alacakaranlığın sonuna doğru gördüm, güneşi
ölü doğarken, ve ellerinden
gözyaşları akan insanoğlu,
kendi kusmuğunda boğuldu.
Şimdi ağaçların ışıltılı yüzünde
ve ayakkabımın altında takır tukur ezilen taşın içinde görüyorum
yaşamın anlamını,
suya kanan terli çocukların,
tek başına oturmuş etrafı kollayan kara gözlünün,
ağır adımlarla koşan yetmişlik amcanın,
Bak,
nasıl da uyandı içimizdeki sessizlik,
camın kenarında sigara içerken, biri kulağımıza üfledi sanki hüznünü,
oysa hiç kimseyi yüz üstü koymadık, o bol ağrılı geçmişimizde,
ya da kimseye eskitilmişlik bırakmadık…
hep en ağır yük bize kaldı bilirdik, hep evlerin mobilyalarını ben boşaltırdık,
Ne kadar çabuk tükeniyor sigaralar,
karanlık ve ıssız sokaların arasında.
bir ıslık, bir duman, bir kapak.
Ne kadar çabuk tükeniyor zaman,
tozlu kağıtların arasından yıllanmış bir şiire bakarken,
Nedir bu sevdası şu gönlümün yalnızlığa.
sorsalar ne götürmek istersin ıssız bir adya,
cevabım açık.
Gözlerim acımaya başlıyor,
ne yazdığımı okuyabiliyorum,
Her pakette yirmi sigara,
hacı sar çıkar iki tane daha.
Her pakette yirmi sigara,
hacı yak efkarımız çok daha.
Öyle bir an geldik ki,
o her gelişinde heyecandan titrediğim, gözlerimi dolduran,
aritmik kalp atışlarına boğan,
yaşamaya yeniden mi başladım yoksa, yoksa kalbim durmaya mı çalışıyor,
anlamadığım,
ondört gün boyunca sessizliği içimde hissettim,
Çıktım, her zamankinden biraz daha geç, ama aynı biçimde
aynı yolu takip edip, yılların verdiği alışkanlıkla aynı otobüse bindim.
yeniden yollara düştüm,
bu kez de ne uzağa gidiyordum, ne yakına
hayat böyle geçiyor, geçiyordu
Gırtlağını yakar geçer duman,
ciğerlerinde yaralar açar,
ve öksürürsün bir bardak su içerken durmadan...
yine gözlerin kısılır ve zihnin bir parlar o zıkkımı yakarken,
yakmamak elde değildir,
dumanı çekmek ciğerlerine kadar.
Bekliyormuşum, öyleymiş,
içimde bir volkan varmış da korlanıp üzerime savuyormuş küllenmişliklerimi,
aklıma gelenler, gelmeyenler.
sigaramın dumanında kendime karşılık unutulmuşlar,
mazinin yorgun aşk çıkmazları,
yüzümüzün kaçınılmaz kırışıklıkları gibi,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!