Bakışlarındaki
O derinlik
O huzur olmasaydı
Asla sabaha dönmeyecekti
O lacivert geceler.
Ve,
Hayatın karatahtasına,
Tutkular yazdık binlerce hece.
Umutları çizdik gizlice.
Şimdi sana,
Kalan kelimeleri yolluyorum.
Hepsi sana ait.
ah bu şiirler değilmidir ki
sallanan iç dünyamızın salıncağı,
bir o yana
bir buyana
kah ana kucağı
kah yarin kucağı...
Nasıl en koyu karanlıklar
en şiddetli fırtınaların habercisiyse,
tutku da kendini eleverir,
ne kadar derine gizlense de..
Bir bakış, bir gülüşe,
Bu yürek nasıl dayandı?
Umudum olmasaydı,
Tutkularım olmazdı?
Belki birgün,
Tutkularımı anlarsın.
Ben susarken yazarım, sen bilir misin?
Aşklarım suskunluğumda saklıdır.
Konuşurken âşık sanarlardı beni.
Seslerim gizlemezdi bakışlarımı.
Aşıktım, öyle göründüm yıllarca.
Oysaki ne sevdalar, ne tutkular anlatacaktım.
sen bir kara derya
ben bir garip balık oldum
heyhat ne çare
ben susuzluktan öldüm.
Kundakla beni sıkıca.
Bir de masal anlat hatta.
"Bir varmış"ları çok olan,
"Bir yokmuş"ları olmayan.
Haydi uyut
Götür beni çocukluğuma...
Yokluğunda
Bir garip
Bir mahsun insanoğlu,
Varlığında büyük bir ilahım.
Ben hep seni düşünüyorum.
O halde, varım.
Hani “sen yoksun” diyorsun ya…
Varım aslında ben.
Bazen güneşin kucağında
Hınzırca gülümseyen,
Bazen de
çakmaya hazır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!