Hayat bir oyun,
Aşk ise oyun taşı.
Ama sen,
Hep yanlış yerdeydin
Bu iki kişilik oyun tahtasında.
Gözlerindeki aşk pırıltısı,
Hiç tükenmeyecekmiş gibi akan,
Bir şelale gürültüsüydü.
Meğerse
Keskin bir kılıçmış yalnızlık,
Daha da bilenmiş kınında,
Senin gidişini beklerken.
Birazdan kararır hava,
Kuşlar toplar tezgahları.
Sen ve elinde simit,
Paylaşırsın yalnızlıkları.
Sen bu rüzgar
Ben bu yürek olduktan sonra,
Ne bu esinti biter
Ne de sevdalar.
Nakış nakış işledim
Bakışlarını yüreğime.
Gülüşlerinde yaşadım,
Tüm renkleri.
Gelse de tufan,
Esse de fırtına…
Papatyalar
Fallar açsa kendinden.
Son yaprağı
Hep aşk olsa.
Sen, sen,
Ben, ben,
Neler aldık, neler verdik
Hayat denen bu savaşta.
Tutunacak bir dal aradık
Girilen her çukurda.
Tanıdık bir ses aradık
Girilen her virajda.
Saklanılmıyormuş meğerse
Aşkın heyecanından,
Çocuksu mutluluğundan.
Aşk da beklermiş zamanını
Kalbin kıvrımlarında,
Bir gün sobe demek için.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!