seni gördüm yola düştüm.
seni beklemek,
uzun bir şiir gibiydi,
her öğleni
sabahtan öğrendim,
akşamı da öğlenden.
belki bir sabah
senin gülüşünle kahvaltı yaparız.
sonra bir kelebek gelir konar masamıza.
yine senin renklerin üzerinde.
hep sen, sen diyorum ya,
bakma sen..
sebebi yok
sebebi çok
nereye dönsem sebep dersin
hep dersin
hep gülersin
...sadece dön bak nedenlere
Bir sarı saça kapıldım,
Mavi deniz gibi gözlere.
Seviyordum ilk kez,
Mutluydum onunla.
O da seviyormuş,
Hem de ölesiye
Her sabah,
Yeni bir yaşam.
Her yaşam,
Yeni bir ışık.
Uyanır
Yaşarız aydınlığı.
Susmak da kaybetirir adama,
konuşurken kaybettiği kadar.
Sen, susarken kabullenen misin?
ya da susarken anlatamayan.
belki de, sen
çoğunluk tarafındasın,
beni kaybettin sen..
ama önce kendini kaybettin.
o sevdamın çarptığı duvarların var ya…
işte oralarda kaybettin benliğini.
sen şimdi,
o duvar diplerinde
Dün geceydi,
belki asırlar geçti üzerinden ama,
yemin ederim ki dün geceydi…
Yer gök başıma yıkıldı sanki…
Duvarlarımı boyuyordum ten renginle,
Seni duydum …
bir köşede,
bağıra çağıra susuyordun…
Bilirim,
gürültülüdür senin suskunluğun.
yüzdelerle astım odamın duvarlarına,
bir daha sana asla dokunamama ihtimalini,
Soru işaretleriyle boğuştum önce…
Ardından ünlemler dikildi karşıma
Noktalandım.
Geç olmuştu…
Zaman dolmuştu…
Saat seni sen geçerken,
Zamanın ötesi berisi sendin.
ve zaten
hiç geç kalmamıştık ki hayata…
sadece,
Bana fırsat kalmamıştı…
Bu sana yazdığım
Belki son mektup olacak.
Bu mektubu yazan eller,
Toprakla buluşacak.
Bir gün mezarıma gelir,
Sarı güler dikersin.
Beni anlayan seninle,
Seni anlayan ben olmak.
Aynı heceye sığabilen iki beden,
İşte bizi birbirimize bağlayan ilk neden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!