Kül ve Solgun Gölge

Rasimin Gönül Dili
461

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kül ve Solgun Gölge

Bakır rengi bir akşamüstünün
devrik sütunlarında
Ufuk çizgisini kesen
paslı bir makas gibiydi gidişin.
Masanın üstünde
yarım bırakılmış ıhlamur buğusu,
Zamanın çarkına takılan
kırık bir saatin saniyesinde dondu.

Oysa biz aynı nehrin iki yakasında biten
iki yaban otuyduk;
Rüzgar birbirimize savururdu gölgelerimizi
ama köklerimiz kat kat topraktaydı.
Şimdi omuzlarımda
faili meçhul bir mevsimin ağır tortusu,
Ceketimin cebinde Unutulmuş
Ağıtlar Sözlüğü’nden birkaç harf.

Bir fener bekçisinin terk ettiği
ıssız fener gibiyim;
Denizin hırçın köpükleri
döver durur
göğsümün taş duvarlarını.
Sen geyiklerin çekildiği
gümüş sisli bir ormana sığındın,
Bense yangından arta kalan
altı çizili cümlelerin küllerini topluyorum.

Parmak uçlarımda
tar teline değen
soğuk bir mızrabın izi var,
Sokak lambalarının altında
kendi boyunu aşan gölgeler büyüyor.
Gittiğin güzergahta bıraktığın izler
serap gibi erirken,
Geriye yalnızca
kırık aynalarda çoğalan
o tek kişilik yalnızlık kaldı.

Rasimin Gönül Dili
Kayıt Tarihi : 8.08.2026 18:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!