Köstekli Saat Şiiri - Ömer Albayrak Haya ...

Ömer Albayrak Hayat Mr
50

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Köstekli Saat

Sabah evden çıkacaktım,
ceketimin cebine elimi attım.
Onu gördüm.
Öyle hemen çıkıp gidemedim.
Avucuma aldım,
üstündeki ismi okudum.
Annem.

Tam onu cebime koyacaktım ki
bir ses duydum:
— Nereye böyle?
Şaşırdım.
— Sen mi konuştun?
— Ben yıllardır konuşuyorum,
sen ilk defa sustun.
Otur dedi bana.
Oturduk.
Ben ayaklarımı uzattım,
O masanın üzerinde
zincirini ağır ağır salladı.
Sonra:
— İyi görünmüyorsun, dedi.
Güldüm.
— Nereden anladın?
— Ben saati bilirim,
insanı da biraz bilirim.
Senin yüzünde
geç kalan akşamlar var.
Bir yerlere yetişmeye çalışıyorsun
ama aslında
bir yerden dönmeye çalışıyorsun.

Bunu söyleyince sustum.
Bu doğru,
yüzüme değil,
tam kalbimin oturduğu yere söyledi.
Sonra anlattı.
Dedenden kalmışım ben, dedi.
Babanın cebinde taşınmışım yıllarca.
Bir savaş görmüşüm,
bir düğün,
bir cenaze,
bir bayram sabahı.
Bir adamın
ilk maaşını aldığında
beni kurduğunu gördüm.
Bir kadının
kocasının cebine
beni koyarken
“geç kalma” dediğini duydum.
Çocukların büyüdüğünü,
evlerin küçüldüğünü gördüm.
İnsanların
zamanı öldürdüğünü de gördüm,
zamanın insanları büyüttüğünü de.
Sonra bana baktı.
— Sen de zamanı yanlış anlıyorsun, dedi
— Nasıl?
— Giden saatleri
geri getirmeye çalışıyorsun.
Oysa zaman
geri dönmez.
Ama insan
aynı yerde beklerse
zamanın içinde kaybolur.
Biraz sustu.
Sonra devam etti.

— Bak evlat,
benim içimde küçücük bir yay var.
Bunca yıldır
bir ileri, bir geri
ama hep aynı işi yapıyor.
Senin de kalbin öyle.
Kırıldı diye
çalışmayı bırakmayacaksın.
Hem annenden kalan
benim üzerimdeki isim değil sadece.
Onun senden istediği
bir hayat vardı.
Belki söylemedi.
Belki söyleyemedi.
Ama anneler bazen
en büyük vasiyetlerini
susarak bırakır.

Başımı eğdim.
O devam etti.
— Her kaybettiğin şey
hayatından eksilmiş değildir.
Bazıları
seni başka bir hayata taşımak için gider.
Bunu dedemden öğrendim.
O da babasından öğrenmiş.
Ben de şimdi sana söylüyorum.
İnsan
her kapının önünde
ömür boyu beklemez.
Bazı kapılar açılmaz.
Bazı insanlar dönmez.
Bazı akşamlar
sabah olmaz.
Ama bak...
Ben hâlâ çalışıyorum.
Çünkü zamanın işi
geçmişi geri getirmek değil,
önüne bakmayı öğretmektir.

Sonra sustu.
Ben uzun uzun
Ona baktım.
Üzerinde annemin adı vardı.
İçimde annemin sesi.
Ve ilk kez anladım:
Bazı miraslar
sandıkta saklanmaz.
Bir cebin içinde taşınır.
Bir isimde yaşar.
Bir saatin tik taklarında
nesilden nesile konuşur.

O yine:
— Hadi, dedi.
— Nereye?
— Hayata.
Beni cebine koy.
Annenin adını da yanında taşı.
Ama geçmişi
cebinde taşıma.
Onu kalbinde bırak.
Kalp
hatırlamak için vardır ey insan
orada kalmak için değil.

Ona baktım.
Akrep ilerlemişti.
Yelkovan da.
Ben ayağa kalktım.
O sustu.
Ama ben artık biliyordum:
Saatler sadece zamanı göstermez.
Saatler insana kendisini de gösterir.

Ve anneler
öldükten sonra bile
çocuklarının cebinden
hayata seslenir....

Ömer Albayrak Hayat Mr
Kayıt Tarihi : 11.08.2026 11:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!