Geceye sürükler vicdanları
Söz karası sahte vaatler
Yalnızlığa sığınır insan
İşte tam da bu saatler...
İçince de unutulmuyor artık
Ruha işlemiş bütün dertler
Sandım ki
sen de beni sevince
ekmeğimizi bölüşürüz.
Çıkarız ilkbaharda kozamızdan
kelebeğe dönüşürüz...
Hayat bu, vuracak elbet darbeyi
Ne çok kalabalıkmış yüreğimizdeki yalnızlık
Mutluluktan hasreti çıkartsak
geriye yine biz kalırız...
Sevilmeyi bilmeyiz ama
mutsuzluğu nerede görsek tanırız
Dur diyorlar
kalmıyorum
İkram ediyorlar
almıyorum
Sön diyorlar
yanmıyorum
Aklından çıkmaz ya hani
yüreğine girmeyen
Aşk yaşadım zannetmesin
Yanlışı doğru bilmeyen!
Kimseler bilmez yangınımı
yüreğimde gizli öznesin
Sen yoksan beni kimler özlesin?
Şimdi sesini okşuyorum
bebeklerin ağlamaklı yüzünde
Hoş geldin
Şimdi ben yaralarımı senden nasıl saklarım?
Bir hançer kaldı eski aşklardan geriye
Saat gece yarısını bulduğunda
yüreğime saplarım...
Benim bir tek günüm yok ki
seni düşünmeden geçsin
Belki çoktan ihtiyarlamışsındır
ama hala düşlerimde gençsin
Aldanma Leyla ile Mecnun sevdasına
İçki masasında uyuyakalmış bir ihtiyar
Hayatı ıstırap
hayalleri bahtiyar
Cebinde yalnızlığına yetecek kadar
üç beş kuruş para var
Kargaların ömrüne özenirken
kelebeklere tabut yapmaktan yoruldum
Bilmem ki
yaşasaydım kaç yaşında olurdum?
Bakma dağılmışlığıma öyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!