O kadar bıkkınız ki
sevdamıza düşman olup ateş etseler,
kurşunu sessizliğimizden yeriz...
Güvenimiz kalmadı artık hiçbir aşka
Titanic'in güvertesinde bile mutluluk vaadeddiniz
oysa filmin sonunda gemiyi yuttu deniz!
Merhaba
ben 05:56 da şehirlerarası otobüsün geçtiği o ıssız yolum
Kimden ayrıldın da
cam kenarından hüzünle baktın bana?
Kırıldı kanadım kolum...
Hiç isyan etmezdi hayata
kalbine gömse de hayallerini
Düğünden bayrama makyaj yapan
asgari ücretlinin karısı
"Ye" dedi evladına
Hayatın trajedisi bu
İnsanlara masumiyetini sunmak yaramıyor
Vefasızlık oksijen gibi sıradanlaşmış
hiçbir yara kanamıyor...
Mesela,
Hiçbir zaman doldurmayacak güzelliğin miadını
gururla taşırsın yüzyıllardır adını
Sevdana düşmeyen ne bilsin hasretinin tadını
Selam olsun sana
gülüşü orta asyadan miras asil Türk kadını
Oysa besmelesiz başlamamıştık,
nazar boncuğu kıvamında hiçbir sevdaya
Peki neden biten her ilişkinin ardından saçlarımızı yolduk?
Yoksa aşk mıydı "üç harfliler" dedikleri?
Hep çarpılan biz olduk!
Güneş
kirpiğinle kaşın arasında
Umutlarım
rengi çalınmış gökkuşağının yarasında
Bu bitmiş sevdadan geriye
gidesim de yok, kalasım da...
Ne ben senin güneşine yetişebildim
ne de benim karanlığım senin umurunda
Aramızda saat farkı olan
İki ülke gibiyiz...
Biz seninle mutsuzların intiharını bekleyen
Bütün eski sevgililer ölmüş,
herkes yüreğe gömülmüş...
Hatırlıyorum da
Sadece sana bakarken belirirdi yanağımda gamzem...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!